Ömer YERLİKAYA
Bir kadınlar gününü daha geri de bıraktık?
13.03.2018

Bir kadınlar gününü daha geri de bıraktık…        

Kadına ne kadar değer verdiğimiz daha doğrusu gereği gibi değer vermediğimiz gün gibi ortada. Erkekte bencil düşünce değişmedikçe hükmetme tutkusu yok olmadıkça kadın erkek eşitliğinden söz etmek gerçekçi olmayacaktır. Kadın yemez içmez, boğazından kısar, üstünden kısar, kadın bulur buluşturur, ağzı var dilsizdir, kadın evin direğidir, kadın yuvayı kuran dişi kuştur. Kadın şefkattir; yürektir, candır, merhamettir. Kadın yardım elidir, bakan göz, ağlayan yüzdür. Kadın derttir, hüzündür, gözyaşıdır. Kadın sıcaklıktır, mutluluktur, kadın yuvadır, evin çatısıdır, kadın evdir…

                Her şey kadın için söyleniyor, övgüler kadınlar için, 8 Mart dünya kadınlar günü için… Söylemler çok güzel de iş icraata geldiğin de her şey tam tersine dönüyor. Kadın erkeğin elinin kiri, kadın erkeğin kölesi, kadın erkeğin cariyesi, kadın erkeğin kapı kulu, kadın saçı uzun aklı kısa! Kadın günah keçisi, kadın şehvet objesi, kadın asi, isyankâr, kadın günahlı… Kadın haram…

                Birine mikrofon uzatın kadınlar hakkında neler düşünüyorsunuz diye sorun; başlar anlatmaya, kadın çiçektir, kadın evin gülüdür, kadın olmazsa olmazımızdır, kadın sevgilidir, yardır, kadın candır diye başlayacaktır martaval anlatmaya…

Neden böyledir?

Karşısında kamera var, televizyon var.

Kendini gizleyip övgüler diziyor. Akşam eve gittiğinde de karsına yapmadığını bırakmıyor. Ne yazık ki toplumun büyük kesimi böyle... Erkek hegemonyası sürüp gidiyor. Kadına her türlü yasak var, yasak delinirse arkasından dayak geliyor. Kadın elinin hamuru ile erkeğin işine karışamaz. Kadın evinde oturur çamaşır yıkar, bulaşık yıkar, temizlik yapar. Kadın yemek yapar, kadın ütü yapar, kadın çocuk bakar, altını değiştirir, emzirir karnını doyurur. Akşama eve erkek geldi mi de onun afrasını tafrasını çeker! Ne yazık ki kadın bu! Kadına verdiğimiz değer bu. Kadına şiddetin önüne bir türlü geçemiyoruz. Her yıl yüzlerce kadın hunharca öldürülüyor, sakat bırakılıyor. Kadın hala ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Erkek beğeniyor, erkek seçiyor, erkek alıyor.

Kadın onu beğenmek zorunda, hoş erkekten daha iyi bilecek hali yok ya!  

                Bunun önüne ancak bir şekilde geçebiliriz; kadın okumalıdır, kadın iş hayatında kendini göstermelidir, kadın ekonomik özgürlüğünü eline almalıdır. Kadın özgüven sahibi olmalıdır. Kadın kendine güvenmelidir. Geldiğimiz nokta kadınlarımız bakımında hiçte iç açıcı bir nokta değildir.  

Bugün meclisimizde sadece 75 kadın vekilimiz var. 81 ilde sadece iki kadın valimiz var. 27 kişilik bakanlar kurulu kabinesinde sadece iki kadın bakanımız var. 81 ilde sadece iki ilde kadın belediye başkanımız var. 921 ilçe belediyesinde 105 kadın başkanımız var. Çalışan nüfusun yüzde 33,8’ i kadın çalışandan oluşuyor. Üstelik aynı işi yapmalarına rağmen daha az ücret alıyorlar. 111 Devlet Üniversitelerinde sadece üç kadın rektör var. 3,1 milyon erkek memura karşılık 1,1 milyon kadın memurumuz var.

Görüldüğü gibi kadın neredeyse yaşamın her alanında dışlanmış vaziyette.

Erkek her yerde öne çıkmış, üstelik ne zaman sıkışsa işte o zaman kaba kuvvetini kullanıyor kadına şiddet uyguluyor. Şiddet her yerde uygulanıyor; evde, sokakta, çarşıda pazarda, yolda izde, insanların içinde nerede olursa…  Vay halimize bizim, yeri gelir yalakalık olsun diye kadını göklere çıkarırız, atar tutarız sonrada şiddet uygulamadan geri kalmayız.

8 Mart dünya kadınları gününü geride bıraktık.  

Ne yani o gün kadını öne çıkardık diğer günler kadın o bilinen yerine geri mi dönecek? Bir gün şak şak sonraki günler bilindik günler; yani aynı islim akıp gidecek. Bir kere her şeyin başı eğitimdir, bilgidir, bilimdir, ilimdir. Reçete burada saklıdır. Kadına gereken saygıyı göstermeli ve baş tacı yapmalıyız. Yaşam o zaman pembe düşlerle bize gülecektir. Mutluluk duyguları her insanı daha çok saracaktır. Kadın mutlu olunca insanlık mutlu olacaktır. Kadınlar mutsuz iken hayatı asla istediğimiz gibi yaşayamayız. Bu bilince erişebilmeliyiz.

                                                                                                                                                             Sevgi ile kalın. 


Bu makale 82 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com