Ömer YERLİKAYA
Mülteci?
20.06.2019

Mülteci…

Mülteci bir başka yere ya da ülkeye sığınan kimse demektir. Ülkesindeki savaş nedeni ile sınır dışı edilmiş, ülkesini terk etmiş ve bir başka ülkede yaşamını sürdüren Suriyelilerden söz ediyoruz. Mülteci tanımına ne kadar uyarlar bilmiyorum ama şurası bir gerçek ki ülkemizde enikonu yayılmaya sahillerimizi plajlarımızı diledikleri gibi de kullanmaya başladılar. Bayram tatillerinde de kalabalık bir kitle tasını tarağını toplayıp ülkesine yani Suriye ye bayram tatilini gidiyor, on beş gün kalıyor elini kolunu sallayaraktan tekrardan ülkemize giriş yapıyor. Ülkemizde yasal rakamlarla ifade edilsin ve ya edilmesin pek çok kaynağa göre de beş milyon civarın da Suriyeli mülteci yaşamaktadır. Allah güzel ömürler versin diyelim, ne diyelim? Suriye de savaş olsa da olmasa da bunların keyfi yerinde bıraksan; haydi kalk memleketine git diye hiç birisi gitmez, gitmek istemez. Ekmek elden su gölden misali yaşayıp gidiyor. Bir sorunu yok ne istiyorsa yerine getiriliyor. Barınma, yeme içme sorunu yok. Üstelik eli silah tutacak ülkesi için savaşabilecek iki milyon civarında adam varken bunlar ülkesinde savaşmayı değil ülkemizde mülteci olmayı yeğliyorlar. Şu son bir kaç yıl içinde de ülkemizde doğan Suriyeli çocuk sayısı dört yüz bin civarında. Doğrusu insan şaşırıyor. Mülteci durumunda olan, sığınmacı bir insan olacaksın ama hiç bir şeyden de geri kalmayacaksın. Böyle bir durumda çocuk yapma gibi bir sorumluluğa girilebilir mi? Senin geleceğin belli değilken çocuğuna nasıl bir gelecek tayin edeceksin?

                İnsan olarak küçük görmek, ayrıştırmak gibi bir düşünce asla olamaz ve olmamalıdır. Bu tavır insanlık ayıbı olur. En başında zorunlu olarak kaçıp geldiler ama şimdi işler değişti. Eğer bayram tatillerinde yüz binler ülkesine gidiyor akrabalarını ziyaret ediyor, dilediği kadar kalıp geri gelebiliyorsa sorun yok demektir. O zaman gidip memleketine, toprağına kendi milliyetine sahip çıkacaksın. Her onurlu insana yakışan davranış bu olmalıdır. Kendi ülkende zor durumda kalıyor ve baskı görüyor öldürülüyorsan da her zaman olduğu gibi necip milletimiz hep bu insanların yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ancak günümüzde ki Suriyelilerin konumu giderek farklı boyutlara kaymaya başladı. Dahası bizim kendi vatandaşımızdan daha geniş imkânlara sahip olabiliyorsa bu durum toplum içinde sıkıntı oluşturur. Münferit olaylar artar, asayiş bozulur.  

Özellikle son günlerde bazı belediyeler şunu yaptı, şunu yasakladı, Suriyelileri plaja sokmadı gibi basında yer alan haberler var. Bunlar doğru mu? Tabii ki değil. Böyle bir sınırlama getirilemez. Getirilse de bu çözüm olmaz. Gerilim artar iki milleti karşı karşıya getirmiş olursunuz. Çözüm Birleşmiş Milletlerin de onayladığı bir kavramla mülteci konumundaki insanları ülkelerine geri göndermek ve oradaki güvenliklerini birleşmiş milletler olarak garanti altına alabilmektir. İnsani yardımlar yine yapılmalıdır. Bu insanlar heyetler vasıtası ile sıklıkla ziyaret edilmeli ve durumları kontrol edilmelidir.

Bilindiği gibi Avrupa bunlara kapılarını kapamış bize de göstermelik Euro çıkışı ile gönlümüzü okşamaya kalkışmıştı. Genel manada bakıldığında sokaktaki insanımızın önemli bir bölümü Suriyelilerden memnun değildir. Bu bilinen bir durumdur. Özellikle büyük şehirlerde sokakta gezinip dilenen insanlar günlük yaşamı ve insanımızı olumsuz etkilemektedir. Her gün karşılaştığınız ve sizden para isteyen yirmi civarın da dilenci var. Verseniz de vermeseniz de insanın ruh halini etkileyen önemli bir durumdur bu. Bilirsiniz bizlik meşhur biz söz vardır. Başımız sıkıştığında pek kullanırız bu sözü ve deriz ki; Dağlı gelip bağlıyı mı kovuyor? Tabii ki işi bu aşamalara sokmadan uluslar arası alanda kalıcı çözümler üretilmelidir. Şüphesiz her insan kendi öz toprağında kendi vatanında rahat eder huzur bulur. Suriyeli kardeşlerimiz için de bu geçerlidir. Kendi ülkelerindeki ortamı hazırlamak ve geri dönüşlerini sağlamak kendileri için de en doğru yoldur.

Yoksa küçük görmek, horlamak, baskı yapmak gibi insan onurunu zedeleyici şeyler millet olarak bize yakışmaz. Demokrasi çözüm üretme sanatıdır. Bu çözüm üretilmelidir. Eğer yaşadığımız dünya da herkes mutlu olabiliyorsa insanlık görevini yerine getiriyor demektir.

                                                                                                                                                        Sevgi ile kalın…


Bu makale 87 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com