Ömer YERLİKAYA
Nazım Sılacı ve Asılı Kalan Hayatlar...
11.05.2022

Nazım Sılacı ve Asılı Kalan Hayatlar…

Efendim adalet, özgürlük ve hukuk kavramı düşünen insanın dünyaya armağan ettiği yegâne nimetidir. Bu nimeti iyi kullanma becerisi, kuşkusuz eğitim donatısıyla buluştuğunda en verimli hali uluslara yansımıştır. Zamanla birlikte kuşkusuz değişen yaşam şartları insanda da bir takım değişikliklere yol açabiliyor. Yanılsamalar, olayları iyi etüt etme, yaşamın içinde kalma ya da dışına itilme, yaşam kavgası, insan onuru, kararlılık, ilkesellik, liyakat, kollama, adam kayırma ve benzeri pek çok kavram topluma hükmetme, toplum yapısını bozma özelliğiyle öne çıkarılmış, yalnız bırakılan birey bir nevi yaşamsal sınava tabii tutulmuştur. Dünyanın neresi olursa olsun demokrasi ne zaman kesintiye uğrasa arkasından kopuk yaşamlar, zorluklar, şiddetin öne çıktığı dayatmalar ve toplum argümanını bozan türevler yaşamsal samimiyeti de hep askıya almıştır.

                Sevgili okurlar Serhad Artvin gazetemizin bu hafta ki konuğu 1959 Borçka doğumlu bir hemşerimiz Nazım Sılacı. Nazım Sılacı’nın Penta yayınlarından çıkan ve ikinci baskısı yapılan “Asılı Kalan Hayatlar” isimli kitabını okuyorum. Konusu on iki Eylül öncesi ve sonrası…  Bildik olaylar ama bu kitap diğerlerinden çok farklı özelliklere sahip. Nazım Sılacı kendi yaşadıkları, mahpus günleri, Yargıtay’ın onadığı idam mahkûmu kararı ve destansı hikâyesi doğrusu beni çok etkiledi. Asılı kalan hayatlara bir eleştirmen olarak iki yönüyle bakıyorum. İlki insan onuruna yakışmayan mahpushane günleri; şiddet, işkence, katıksız hücre cezaları, sağlıksız ortam, açlık, sıra dayakları,  ölüm oruçları, idare baskısı, gardiyan baskınları, fare baskınları ve esir alınmış hayatlar…

İkincisi kitabın niteliği, yazınsal değerinin varlığıdır.  

                Önce ifade etmeliyim ki Nazım Sılacı müthiş birisi. Kararlı, ilkeli, ödün vermeyen bir halk kahramanı… Dönemin önemli devrimcilerinden birisi… Yaşadıklarını abartı katmadan dosdoğru anlatan kararlı ve özgüvenli bir direnç gülü… Döneminin en ünlü oluşuyla öne çıkan Sinop hapishanesi yöneticilerini o kararlı kişiliğiyle ilk kez alt eden, koğuşları örgütleyen... Ölüm orucu eylemlerine giren ve her seferin de faşist idarenin, zorba, baskıcı, insan onurunu yok sayan insanlık dışı oyunlarını ters yüz eden ve Sinop cezaevine yenilmeyen bir isim. Sürgünden sürgüne, hapishaneden hapishaneye, mahpusluktan mahpusluğa gitti. Çileli bir ömür çileli bir insan… Ömrünü insanlığa adayan daha özgür ve daha insanca bir yaşam için hayatını hiçe sayan ve üzerine çöreklenen o ağır yılları, her şafakta idamı bekleyen bir insanın psikolojisiyle bu duyguyla yaşayan, hayata tutunmak için, güzel günler için adeta ışık yakan bir meşale gibi ışıldayan bir sıcak yürek.  

Sevgili okurlar bazen hayat acımasızca gelir insanın üstüne. Yıllar süren çileli yaşam ve sonrası bir on iki yıl kanserle mücadele! Ve yine kazanmak asrın lanetini yenebilmek…  Ve sonrası yeni ve başka rahatsızlıklar… Doğrusu Nazım Sılacı’nın tüyler ürpertici bir hikâyesi var. 

                Asılı kalan hayatların beni merak içinde bırakan bir diğer yanıysa ilkokul mezunu birisinin profesyonellere taş çıkartacak güzellikte bir kitabı kaleme almasıdır. Asılı Kalan Hayatları okuduktan sonra, yazarlığın doğal bir yetenek olduğu konusuna daha çok inanmaya başladım. Nazım Sılacı adeta kurgu için de kurgu düzeneğiyle post modern tekniği uygulayan üstlü kurgularla ve sürekli çocukluğuna, gençliğine geri dönüşleriyle bölümler arası geçişleri inanılmaz mükemmellikle başaran, şimdiki zaman hikâyesinden, geniş zaman kiplerinden, geçmişe yönelik zaman zarflarını kusursuzca kullanıyor. Bununla kalmıyor, sözcük üretimleri Türkçeyi iyi kullanma becerisi, ifade zenginlikleri, doğallığı ve cümle kurulumlarıyla adeta göz dolduruyor. Yazım tekniğine hayran kaldım. Okuduğum kitaplarda çok nadiren bir cümlenin altını çizerim ki o cümle kuşkusuz farklı kurulumuyla olağanüstü güzellikte bir duruşa sahiptir. Asılı kalan hayatlarda bu cümlelerden çok gördüm. Ve usta kalemi alkışlıyorum.

                Okuyucu Nazım Sılacı’nın can dostu en yakın arkadaşı Hayati Özkan’ı çok sevdi diye umuyorum. Zira bizlerde çok sevdik. Nazım Sılacı’nın ifadesiyle en yakın arkadaşına ve diğerlerine selam olsun.

                Serhad Artvin gazetesi olarak hemşerimiz Nazım Sılacı’ya üstün başarılar, sağlıklı güzel yaşamlar diliyoruz.

                                                                                                                                                                             Sevgiyle kalın. 


Bu makale 637 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com