AÇÜ´de Akademik Giysi Ve Bilimsel Teşvik Ödül Töreni

2015-05-01 05:14:21

 AÇÜ´de Akademik Giysi Ve Bilimsel Teşvik Ödül Töreni

Artvin Çoruh Üniversitesi´nde (AÇÜ)  2015 yılı akademik giysi ve Nihat Gökyiğit Bilimsel Teşvik ödülleri töreni düzenlendi.

AÇÜ Şehir Yerleşkesindeki Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene, Artvin Valisi Kemal Cirit, AÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan, İl Emniyet Müdürü Alaattin Akbaş ile akademisyenler ve davetliler katıldı.

Rektör Prof. Dr. Duman burada yaptığı konuşmada, üniversitenin geçmişten bugüne kadar başarılı projelere imza attığını ve TÜBİTAK ve Bilimsel Araştırma Projelerinde payını artırarak sürdürdüğünü söyledi.

Prof. Dr. Duman; “Bugün burada Doçentlik unvanı almış arkadaşlarımıza akademik giysilerini giydirmek ve bilimsel dergilerde yayın yaparak ülkemize ve insanlığa değer katan ve üniversitemizi yücelten bilim insanlarına, değerli arkadaşlarımıza teşvik ödüllerini sunmak üzere toplanmış bulunmaktayız.

Üniversitemizin kuruluşundan beri dördüncüsünü idrak ettiğimiz Akademik giysi ve ödül törenine katılarak bizleri onurlandırdığınız için sizlere şahsım ve üniversitem adına teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye’de istikrarlı bilim ve teknoloji politikaların maalesef bugün bile mevcut değil. 1983 yılında bir KHK ile ile kurulan BTYK 1983-2004 arası sadece 9 kez toplanabilmiş, 2004-2015 tarihleri arasında 18 ise kez düzenli toplanarak nihayet bir çalışma temposuna kavuşturulmuş ve ülkenin bilim ve teknoloji politikalarına yön vermeye çalışmıştır. Ancak BTYK’da alınan kararlar ilgili birimler ve üniversitelere etkili bir şekilde iletilmesinde ve ilgili kurumlarca aynen kabul edilip uygulamaya konmasında sorular yaşanmaktadır. Bu konuda araştırma programlarını koordine edecek kurumlar olarak TÜBİTAK, YÖK, TÜBA ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının daha etkili koordinasyonuna ihtiyaç bulunmaktadır.

2015’te toplanan BTYK Yeni Başbakanımız Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplanarak şu önemli kararları almıştır. Bu kararlar üniversiteler açısından çok önemli olduğu için burada ele almamız yerinde olacak sanıyorum.

1.Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılmasını [2015/101],

Üniversitelerin sahip oldukları insan kaynakları ve altyapılarına yönelik hem kapasitelerini hem de ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran; dünyadaki bilimsel ve teknolojik yönelimlerin yanı sıra yerel yetkinlikleri ve ihtiyaçları da dikkate alan Ar-Ge stratejilerinin hazırlanmasına ve bu stratejilerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yapılmasına karar verilmiştir.

2.Doktora Derecesine Sahip İnsan Kaynağının Nicelik ve Nitelik Olarak Artırılmasına Yönelik Çalışmalar Yapılmasını [2015/102]

Bunun için;

a. Öncelikli alanlarda doktora derecesine sahip insan kaynağını yetiştirecek üniversitelere yönelik yeni bir destek programı oluşturulmasına,

b. Doktora tez danışmanına yönelik kalite odaklı teşvik sisteminin geliştirilmesine,

c. Doktora derecesine sahip Ar-Ge personeli çalıştıran özel sektör Ar-Ge merkezlerine, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ndeki firmalara ve TÜBİTAK’tan Ar-Ge desteği alıp başarılı biçimde tamamlayan özel sektör firmalarına destek sağlanmasına,

d. Doktora derecesine sahip insan kaynağına yönelik ihtiyaç analizinin yapılmasına, karar verilmiştir.

3.Uluslararası Kuluçka Merkezi Desteğinin Geliştirilmesi ve Uygulamaya Alınmasını [2015/103]

Ar-Ge faaliyetleri ülkemizde gerçekleştirilen teknolojik ürünlerin uluslararası pazarlarda yer alması ve yerli teknoloji yoğun başlangıç firmalarının gelişmiş girişimcilik ekosistemleri içerisinde bulunması için uluslararası kuluçka merkezi destek mekanizmalarının geliştirilmesine ve uygulamaya alınmasına karar vermiştir.

Bundan sonrası TÜBİTAK, TÜBA, YÖK gibi ilgili kuruluşlara ve üniversitelere düşmektedir. Ancak Üniversitelerin henüz ihtiyaçları karşılayacak bir kanuna ve yeni düzenlemelere kavuşamadığını, araştırma merkezlerine kadro ve kaynak tahsis edilemediğini, araştırma merkezlerinin müdürlerinin maddi veya manevi hiçbir özlük hakkı bulunmadığını, hatta Senato’da temsil haklarının dahi bulunmadığını, araştırma merkezleri tarafından yapılanların müdürlerinin ve öğretim kadrosunun fedakarlığının bir fonksiyonu olduğunu, bu durumun sürdürülemez olduğunu burada ifade etmeyi bir borç addediyorum. 2547 sayılı kanununun tümden değiştirilmesini beklemeden yakında kurulacak yeni Parlamentomuzdan Araştırma Merkezlerinin personel ve kaynak sorunlarına bir çare bulmasını beklemek hakkımızdır sanıyorum.

Bilimsel araştırma ve yayınların önemini vurgulamak bakımından, Türkiye’nin dünya ekonomileri içindeki yeri ile dünya yayın sıralamasındaki yerine bakarsanız şaşırtıcı bir paralellik olduğunu görürsünüz. Dünya yayın sıralamasında 2011-2012’de 17. 2013’te 18. Sırada; dünya ekonomileri arasında ise GSYİH büyüklüğü bakımından 16. Veya 17. Sırada bulunuyor.

Aynı paralelliği bilimsel gelişme ve ekonomik büyüme arasında da görebilirsiniz. Bilim ve teknolojideki gelişmeler ile ekonomik büyüme ve gelişme arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Günümüzde Batılı ülkelerin ekonomileri yüksek teknolojinin sağladığı yüksek verimlilik ve ileri teknoloji ürünleri sayesinde eşitsiz gelişme ve büyüme trendini sürdürebilmekte veya elde ettiği seviyeyi koruyabilmektedir. Bu sürece Çin, Hindistan, G. Kore, Hong Kong gibi Uzak-Doğu ülkeleri ve Latin Amerika da katılmaktadır.

Türkiye’nin ise sürece dahil olması biraz gecikecek gibi görünüyor. Seçilmiş bazı ülkelerde “ileri teknoloji ürünlerinin” toplam ihracattaki payına baktığımızda durum apaçık ortaya çıkmaktadır.

Güney Afrika yaklaşık yüzde 5.5, Endonezya yaklaşık yüzde 7, Arjantin yaklaşık yüzde 8, Rusya yaklaşık yüzde 8, Hindistan yaklaşık yüzde 10, Meksika yaklaşık yüzde 17, Çin yaklaşık yüzde 26.5, Kore yaklaşık yüzde 27, Türkiye 1.8 (Son 7-8 yıl)

Son 5 yıldır kişi başına milli gelirimizin neden artmadığını burada aramamız gerekiyor. Vaktiyle, G. Kore’nin ve diğerlerinin yaptığını yapmayarak, eğitime ağırlık vermememizin doğal sonucu olarak orta-gelir tuzağına düşmüş bulunuyoruz. Bu tuzaktan kurtulmanın yolu son derece basit ancak uygulaması son derece zor ve zaman alıcıdır. Anaokulundan başlamak üzere eğitim ve öğretime çok ama çok önem vermek. Yükseköğretimi araştırma-geliştirmeye yöneltmek, bilgi ve beceriyi ödüllendirmek. Üniversiteler ile sanayi ve ticaret arasındaki buzları eriterek üçüncü nesil üniversite anlayışını benimsemek.

Bilim ve teknolojinin önemini vurgularken onun yıkıcı ve zararlı yönlerine değinmemek eksiklik olur. Günümüzde bilim ve teknoloji ahlak ve vicdandan kopartılarak askeri, siyasi ve ekonomik açıdan kötüye kullanılabilmekte, insanoğlu yek diğerini bilimsel yöntem ve araçları kullanarak köleleştirmekte, medya gibi, okul gibi ideolojik araçlarla bu durumun kaçınılmaz olduğuna, güçlünün aynı zamanda haklı da olduğuna dair inanç yaratılmaktadır.

Akademik camianın insani ve vicdani sorumluluk gereği, bilim ve teknolojiyi ahlakın ve vicdanın emrinde kullanarak insanlığın içinde bulunduğu bu durumun kader olmadığını, başka ve farklı dünyaların da mümkün olduğunu, daha eşit, daha özgür, daha insani, daha az açgözlü hayat tarzlarının mümkün olabileceğini göstermek zorundadır. Sözün özü: Bilim ve teknoloji kullanılarak yaratılan eşitsizliği yenmenin yolu, gene bilim ve teknolojiden geçmektedir.

Şimdi de Üniversitemizdeki Akademik Gelişmelere değinelim: 2013 yılında 31 olan yayın sayımız 2014’te 50’ye yükselerek büyük bir artış gerçekleşmiş, öğretim üyesi sayımız ise 114’ten 135’e çıkmıştır. Bu durum yayın teşviklerinin ve üniversitemizde güvenli ve huzurlu çalışma ortamının bir yansıması olarak da görülebilir. Araştırma alt-yapımızı ve fiziki şartlarımızı daha iyiye taşımanın gayreti içindeyiz. Bunun da gelecekte bilimsel araştırmalarımızı çok daha yukarılara taşıyacağı beklentisi içindeyiz.

Üniversitemiz geçmişten beri başarılı projelere imza atmaktadır. TÜBİTAK ve BAP projelerinde payını artırarak sürdürmektedir.  

Bu yıl öğrenci alacak yeni akademik programlar hakkında bilgi verelim. Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde “İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri”, Sağlık Yüksek Okulu bünyesinde “İş Sağlığı ve Güvenliği”, İlahiyat Fakültesi bünyesinde “İlahiyat Lisans Programı.”

Artvin MYO bünyesinde; “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik” ve “İç Mekan Tasarımı” programları. SHMYO bünyesinde, “Yaşlı Bakımı ve “Eczane Hizmetleri” Programları, Arhavi MYO bünyesinde; Spor Yönetimi Programı, Borçka MYO bünyesinde; Yapı Denetimi, Sosyal Hizmetler ve Maliye Programları, Yusufeli MYO bünyesinde; Yerel Yönetimler Programı akademik örgütlenmesini tamamlamış ve öğrencilerini bekliyor.

Birazdan yayın teşvik ödüllerini dağıtmaya geçeceğiz. Maddi değerinden ziyade manevi değeri olan bu ödüllerin bilim insanlarımızın çalışma azmini ve şevkini daha da artıracağını umuyor ve bekliyoruz. Bu konuda amaçlarımızı paylaşan ve 5 yıl süresince akademik teşvikleri bizzat üstlenen, öğrencilerimize burs veren, şimdi de kütüphane projemizin yaptırılmasını üstlenen ve kütüphane inşaatına 2 milyon lira bağış taahhüt eden ve her daim dara düştüğümüzde bize maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Sayın Nihat GÖKYİĞİT beyefendiye, kendisi katılamadığı için gıyabında ve huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Ve huzurlarınızda yakında gerçekleştireceğimizi ve Üniversitemiz öğrenci ve personeli yanı sıra tüm Artvin halkına hizmet vereceğini düşündüğümüz Merkezi Kütüphanemizin adının “Artvin Çoruh Üniversitesi Nihat Gökyiğit Merkez Kütüphanesi” olacağını bu kürsüden ilan ediyorum.

Değerli Konuklar konuşmamı burada bitirmek istiyorum. Bu anlamlı ödül törenini gerçekleştiren mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, ödül ve unvan alan değerli bilim insanlarımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Beni sabırla dinlediğiniz hepinize teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum" diye konuştu.

Artvin Valisi Kemal Cirit ise, genç üniversite Çoruh’un akademik giysi ve Nihat Gökyiğit Bilimsel ve Teşvik ödül törenine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Mülki idare olarak üniversiteleri önemsediklerini belirten Vali Cirit, “Üniversiteler bir şehrin vizyonudur. Yetişmiş insan kaynağı ve bilim üreten vasıfları dolayısıyla en önemli merkez olarak görürüz. Yerel dinamikleri üniversite ile birlikte çalışır hale getirmemiz gerekiyor. Bu anlamda üniversitemize, sivil toplum kuruluşları olmak üzere Valilik olarak bizlere düşen önemli görevler var. Bu görevlerin hepsini tamamlanması bizlere düşüyor” dedi.

Ülke sorunlarının çözümünde de ekonomik kalkınmasında da ülkenin demokratik gelişiminde de, sanayisinde de sektörel talepleri karşılamada da bilgiyi teknolojiye dönüştürecek birikiminde de, toplumsal talepleri karşılayan vizyonuyla, bir Çoruh Üniversitesi görmek istediklerini ifade eden Vali Cirit,” Ülkemizdeki 200’e yakın üniversitemizde biz ülkemizin de sorunları konusunda aktif gayret eden binlerce öğretim üyesine sahip olduğumuzu ifade ederek Çoruh Üniversitemizin de bu konuda ilimizin önünü açacak projelerle bizlerle birlikte çalışmasını bir kez daha sizlerden talep ediyorum” dedi.

Çağımızın bilgi toplumu çağı olduğunu belirten Cirit; ”Günümüzde bilgiye çok çabuk ulaşabiliyoruz. Çünkü çağımız bilgi,  internet sayesinde istediğiniz bilgiye çok çabuk ulaşabiliyorsunuz." dedi.  

Artvin Çoruh Üniversitesi gelecekte sadece Artvin’in değil, bu bölgenin Kafkaslara açılan uluslararası bir üniversitesi olacağını da belirten Vali Cirit,” Biz Çoruh Üniversitesi denildiği önümüzdeki süreçte Kafkas ülkelerinden gelecek üniversite öğrencilerinin de bir merkezi olmasını hayal etmekteyiz. Ve geleceği dönük planlarımızı da bu yönde yapmak arzusundayız.  Üniversitemizin verilerinden memnun olduğumu ifade etmek istiyorum. Bugün Akademik Giysi Ve Bilimsel Teşvik Ödüllerini alacak öğretim görevlisi arkadaşlarımı başarılarından dolayı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum" dedi.

AÇÜ Vakfı Kurulması Çalışmaları

Valilik olarak Artvin Çoruh Üniversitesi Vakfı kurulması kapsamında çalışmaları bulunduğunu dile getiren Vali Cirit,” Vakfın kurulması çalışmasında önemli bir aşamaya geldik. Kaynak oluşturulmasıyla ilgili olarak yoğun bir şekilde Artvinli işadamlarımızla temaslarımız devam ediyor. Değerli işadamlarımız üniversitenin vakfına ciddi kaynak aktaracaklar. Artvinli işadamımız Sayın Nihat Gökyiğit beyefendiye bende bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Sayın Gökyiğit, üniversitemize yaklaşık 4 milyonluk kaynak tahsis edeceğini ifade etti. Borçka ilçemizde Meslek Yüksek Okulun yapımını üstlenen Borçkalı işadamımız Sayın İsmet Acar Beyefendiye de eğitime verdiği katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca ilimizde eğitime katkı sunan bütün işadamlarımıza memleketlerini unutmadıkları için ayrıca bir kez daha teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Nihat Gökyiğit Bilimsel Teşvik ödülleri

Konuşmaların ardından üniversiteler arası kurulca profesörlük ile doçentlik unvanı verilen akademisyenlere akademik giysisi giydirildi.

Daha sonra AÇÜ bünyesinde yaptıkları bilimsel çalışmalar dolayısıyla bazı akademisyenlere protokol üyelerince çeşitli ödüller verildi.

Tören, halkoyunları gösterisinin ardından üniversite öğrencilerince açılan fotoğraf sergisinin gezilmesiyle sona erdi.


Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com