Ardanuç´ta Yerel Kültürel Değerler Çerçevesinde Ekonominin Güçlendirilmesi Projesi
Ardanuç Belediye Başkanlığının öncülüğünde ilçede eko turizmin geliştirtmesi için ve bölgesel ekonominin canlandırılması amacıyla ilçenin yerel yaşamsal ve kültürel değerleri temelinde proje hayata geçirilecek.
Ardanuç´a özgü kültürel ve yaşamsal değerleri ön plana çıkararak ilçe ve bölge ekonomisinin canlandırılması projesi kapsamında Üsküdar Üniversitesi Tıbbı ve Aromatik Bitkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Fito Terapi (Bitkilerle Tedavi) Uzmanı Şaduman Karaca ve Kars Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı İlhan Koçulu ön çalışma yapmak için geldikleri Ardanuç ilçesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Üsküdar Üniversitesi Tıbbı ve Aromatik Bitkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Fito Terapi (Bitkilerle Tedavi) Uzmanı Şaduman Karaca kırsaldaki yaşam kalitesinin artırılıp, kırsaldaki potansiyelin harekete geçirilerek ekonomik kalkınmanın sağlanması noktasında İlhan Koçulu´nun Kars´ta 10 yılı aşkın bir süredir çok başarılı bir projeler yürüttüğünü belirterek bu örneklerden yola çıkıp bilimsel olguları da bununla harmanlayarak Ardanuç´ta neler yapılabileceğini araştırdıklarını söyledi.
Projenin ön hazırlık aşamasında olduklarını kaydeden Karaca " Asında fiili olarak da işe başladık. Ardanuç bölgesinde ki bitki envanterini çıkarıyoruz. Bu botanik bir çalışma değil. Bu noktada Artvin Çoruh Üniversitemizden Özgür Eminağaoğlu Hocamızın yaptığı çalışmalar var. Doğada kendiliğinden yetişen bitkilerin neye ve nasıl faydaları olduğuna, kullanılırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine yönelik; ballı bitkiler, şifalı bitkiler gibi sınıflandırarak bitki envanterin çıkarmayı planlıyoruz" dedi.
Bu bitkilerin alternatif tıp adı verilen bitkilerle tedavi noktasında çok önemli olduğunu ve Artvin´in bitki zenginliğini doğal bir eczaneye benzettiğini kaydeden Karaca " Bitkilerde tedavi illa hastayı nasıl tedavi ederiz değil. Hastalanmamak için nasıl beslenmeliyiz anlayışını da kapsıyor. Sağlıklı yaşan insanın en doğal hakkıdır. Sadece insanın değil toprağın ve doğanında sağlığını korumakta önemlidir. Burada ki yaşamın, doğanın korunması üzerine de çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Leman Albayrak´ın doktora çalışması kapsamında İstanbul Üniversitesi ile doğrudan bir çalışmamız var. Diğer üniversitelerden de destek alacağız. Esas kılavuzumuz kırsal kalkınma çerçevesinde ki diğer bölgelerde yapılan çalışmalardır" diye konuştu.
Karaca bütün çalışmaların bu coğrafyayı bozmayan tüketmen Eko Turizme bir hazırlık olduğunu kaydetti.
Eko Turizm noktasında turistleri köylerde ki evlerde konaklatmak için çalışmalar yürüttüklerini de belirten Karaca "Bu kapsamda Bulanık Köyüne gideceğiz. Kimler misafir getirdiğimizde konaklatabilir diye soracağız. Teyit alacağız. Kars´la bağlantılı olarak da dışarıdan gelen yabancı turistleri bir gece iki gece de olsa burada konaklatmayı düşünüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
İlhan Koçulu´da yaptığı konuşmada 300 yıllık geçmişi olan çoban bir ailenin peynir ustası olduğunu çiftçi olmaktan da gurur duyduğunu söyledi.
Koçulu "Çifti olmak temiz gıda üretmek demektir. İnsan yaşamı gıda ile başlıyor. Yaşamı oluşturan unsurlar toprak, su, gıda ve sonrada çevreye saygıdır. Kars Merkeze bağlı Boğatepe Köyünde Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneğinin eş başkanıyım. Derneğimizin ikinci başkanı Zümran Hanımdır ve derneğimizin yüzde 76´si kadınlardan oluşuyor. Derneğimiz bir köy derneğidir. Bende eş başkanlıkla derneğimizin faaliyetlerini sürdürüyorum. Ardahan ve Kars´ta gönüllük temelinde 27 köyde çalışıyorum. Denek çalışmalarımızın temel hedefi yaşam hakkıdır. Sadece insanların değil doğada ki tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir yaşam hakkından bahsediyoruz. Dernek çatısı altında çalışmalarımıza 2000´de başladık. Gelinen noktada bir tane eko müzemiz var.
Bu eko müze diğer müzelerden farklı. Diğer müzeler hükümetler ve devletler tarafından kurulur. Bu devlet tarafından kurulan müzeler geçmişi objeler ve belgeler üzerinden geleceğe taşıyan kurum ve kuruluşlardır. Eko müzeler sanayileşmiş üretim süreçlerinin yerel kültürler üzerinde oluşturduğu baskıya karşı yerel halkın kendi inisiyatifi ile kurduğu müzelerdir" dedi.
Köyünün geçmişte peynir üretim merkezi olduğunu kaydeden Koçulu sanayileşen peynir sektörü ile köylerinde daha önce üretilen 28 peynir çeşidinin günümüzde üçe dörde indirdiğini söyledi.
Bu durum sonrasında yerel kültürü korumak için eko müzeyi kurduklarını dile getiren Koçulu bu müzenin Türkiye´de peynircilik alanında ki ilk eko müzesi olduğunu belirtti. Koçulu Artvin ve Ardanuç´ta da eko müzelere ihtiyaç olduğunu ileri sürerek Ardanuç Belediye Başkanı öncülüğünde ve liderliğinde bu ihtiyacın giderilmesi için çalışmalar başlatıldığını kaydederek şunları söyledi.
" Aylardır köy toplantıları yapıyor. Köylünün taleplerini dinliyor. İhtiyaçlarını tespit ediyor. Bunun üzerine bizi buldu. Bizde buna en iyi bir şekilde katkı sağlamak için buradayız. Burada da yerel tarım kültürün birikimleri var. Coğrafya kırık bir arazı olduğu için makine tarımına pek elverişli değil. Bu yerel tarım kültürünün araç gereçlerini eko müze çatısı altında toplayıp envanterini çıkarıp aletlerini sergileyebiliriz. Eko müzeler dünyada geldiğe yere uyum sağlayan katkı sağlayan turizminde çekim merkezleridir. Dünyada 4 bin civarında ki eko müzenin hepsinin ziyaretçisi var. 2400 metrede ki benim köyüm eko müze çerçevesinde yıllık 3000 turist ağırlıyor. Bu 3 bin turistin yaklaşık 2 bin 500´ü yemek ve kahvaltı alıyor. Kahvaltıya 20 yemeğe 25 lira ücret alıyoruz.
Bizim yaptığımız turizmin bu bölgeye uygunluğuna bakarsak Artvin doğası itibariyle çok özel bir bölge. Burada yeniden yapılaşmanın doğaya ne adar uyumlu olacağını kestiremiyorum. Yapılaşmanın bölgeye uyum sağlamasına dikkat edilmeli. Eski konutlar birer kültürel öğedir, birer el sanatıdır. Bunlar yaşamın sürdürülebilirliğinin doğa ile uyumlu halde inşa edilmiş halleridir. Çok küçük evlerin içinde çok büyük dünyalar oluşturulmuş bu bölgede. Bunlar mimari içinde bir gözlemdir aslında. Mimarlar gelsin incelesinler. İki kat bir evin altında hem insanların kendi hem de hayvanları, üstünde de yatak odaları kışlıkları ambarları var ki bunlar 70 metre karelik bir alana sığdırılmış evlerdir. Bu turizm içinde bir çekim merkezidir. Belçika, İtalya, Fransa, İngiltere, Mali, Madagaskar, Hindistan. Fas, Tunus, Cezayir, Tunus ve Türkiye´den böyle bir turizm anlayışını taşıyan insanlardan oluşan ilk grubunu buraya da getireceğiz. Arhavi, Ardanuç sonra Boğatpe´ye geçip göndereceğiz. Bize yılda 70-80 grup geliyor. İnşallah bu grupları buralara da getireceğiz" diye konuştu.
Bölgede ki göçü tetikleyen en temel sorun olarak görünen ekonomik nedenlerin yanında sosyal aktivitelerde ki zayıflığının da göçte önemli etkisinin olduğunu iddia eden Koçulu bu kapsamda yerel potansiyel değerlerde aidiyet duygusunu geliştirmenin önemli olduğunu söyledi. Artvin bitki çeşitliliği bakımından doğal bir eczane. Buda şu anlama geliyor. Artvin çok ciddi bir sağlıklı yaşam merkezi. Sağlıklı gıda maddeleri ve aromatik ürünler çıkarmak mümkün" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Açıklamaların ardından Koçulu ve Karaca´nın basın mensuplarının sorularını cevaplandırmasıyla toplantı sona erdi.
|