Yanı başımızdaki Tehlike Metzamor Nükleer Enerji Santrali Tehlike Saçmaya Devam Ediyor
İl Genel Meclisi’nin 2005 Yılında Yazdığı Rapor Ortaya Çıktı.
Daha Çernobil faciasının etkilerini üzerimizden atamamışken, hele ki Karadeniz Bölgesi Çernobil faciasının etkisi altında çektiği kanser çilesine sayısız kurban vermişken, burnumuzun dibinde çok daha büyük bir tehlike patlamaya hazır bir bomba gibi tehlike saçmaya devam ediyor. Metzamor Nükleer Enerji Santrali’nin büyük bir tehlikeye yol açacağına ilişkin 2005 yılında Artvin İl Genel Meclisi’nin yazdığı rapor ortaya çıkarken, raporda patlaması muhtemel olduğu ileri sürülen ve patladığı takdirde de Türkiye’ye 20 kilometre yakınlıkta olan santralin başta Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin, Erzurum, Ağrı olmak üzere bir çok ili radyasyon kaplayacağı belirtilmiş. Yapılan bu uyarılara rağmen her hangi bir önlem alınmayan santral Dünya’daki en tehlikeli nükleer santraller sıralamasında ikinci konumda bulunmayı sürdürüyor. Yanı başımızdaki bu tehlike doğayı tehdit etmeye devam ederken, santralin 8 yıl daha çalıştırılması hedefleniyor. Türkiye 8 yıl daha korkulu rüyalar görmeye devam edecek. Ermenistan’da son günlerde yaşanan iç savaş sorunları da santraldeki tehlikeyi bir kat daha arttırırken, Artvin İl Genel Meclisi’nin yazdığı raporun yeniden ortaya çıkması, santralin biran evvel kapatılması gerektiği gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor.
Burnumuzun Dibinden Türkiye’ye Büyük Tehdit
Daha Çernobil faciasının etkilerini üzerimizden atamamışken, hele ki Karadeniz Bölgesi Çernobil faciasının etkisi altında çektiği kanser çilesine sayısız kurban vermişken, burnumuzun dibinde çok daha büyük bir tehlike patlamaya hazır bir bomba gibi tehlike saçmaya devam ediyor.
Dünyanın en tehlikeli nükleer santrali ünvanını taşıyan Metzamor ile ilgili Rusya cephesinden yapılan bir açıklama gözleri yeniden Ermenistan’a çevirdi. Ermenistan yönetimi geçtiğimiz yıl kritik bir karara imza atmış, Türkiye sınırına 16 km mesafede bulunan Metzamor Nükleer Santrali’nin 2023 yılına kadar işletilmesine devam edileceğini açıklamıştı. Geçtiğimiz hafta resmi temaslarda bulunmak üzere Rusya’ya giden Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan’ın Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmede Metzamor Nükleer Santrali yeniden gündeme geldi.
Rusya’dan Ermenistan’a Nükleer Yardım
Lavrov, Rusya’nın Ermenistan’daki Metzamor Nükleer Santrali‘nin kullanım süresinin uzatılması için para yardımında bulunacağını söyledi. Moskova ve Erivan arasında enerji, bankacılık ve telekomünikasyon alanındaki ilişkilerin geliştiğini ifade eden Lavrov, “Nükleer santralin güç ünitesinin kullanım süresinin uzatılması için Ermeni dostlarımıza maddi yardımda bulunmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı. 1973 yılında Sovyetler Birliği tarafından inşa edilen santral, birinci derece deprem bölgesinde bulunması ve kullanılan teknolojinin eskimesi nedeniyle güvenlik açısından tartışmalara neden oluyor. HASEN uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın’a göre santral revize edilse dahi bölge için tehlikesini sürdürmeye devam edecek.
“Metzamor Nükleer Santrali modası geçmiş eski bir santral. Sık sık arıza yapıyor. Öte yandan onun muadili olan eski Doğu Avrupa’daki Bulgaristan ve diğer devletlerde bu santrallerin kullanımları ortadan kaldırılmıştır. Avrupa Birliği zaman zaman aynı Rusya gibi yenilenmesi için buraya bir takım teknoloji yardımları yapmıştır ama verilen nihai AB raporu bu santralin tehlikeli olduğu yönündedir. Bu bakımdan bu santral şu anda revize edilse dahi tehlike arz eden bir santraldir. Rusya’nın para vermesi neticeyi değiştirmeyecektir.”
Caşın, Metsamor Nükleer Santrali’nde olası bir kaza yaşanması halinde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın en fazla zarar görecek devletler arasında yer aldığını belirterek:
“Bu santral sadece Ermenistan değil bütün Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan devletler, Gürcistan, Türkiye, Azerbaycan hatta Rusya’yı içerisine alacak şekilde çok büyük çevre felaketi tehlikesi arz etmektedir. Bu bakımdan bu santralin acilen kaldırılması gerekiyor. Buraya para yardımı çözümü uzatacaktır. Fakat çözüm değildir. Sistemin içindeki temel yapılar eskidir ve teknolojik ihtiyaçları karşılamamaktadır. Çok eski teknoloji kullanılmaktadır. Bu da hem kritik enerji altyapı güvenliği açısından hem de işletme açısından çok sakıncalı olan bir sistemdir. Türkiye’nin sınırına 16 km uzağında bulunması ülkemiz için de çok büyük bir çevre felaketi olacağı gibi herhangi bir sızıntı ya da patlama halinde Doğu Anadolu’daki, Türkiye’deki tarım ve hayvancılığın bitmesi söz konusudur. Bu serpintiden bu çevrede yaşayan büyük şehirler zarar göreceği gibi, hem Ermenistan hem de Gürcistan’ın ortak nehri Aras da etkilenecek. Hatta Azerbaycan’da da büyük bir su kirliliği olacaktır. İnsanlar içecek su bulamayacaklardır” dedi.
Uluslararası otoriteler tarafından dünyanın en tehlikeli nükleer santrali ilan edilen Metzamor Nükleer Enerji Santrali’nin ömrünün dolmasına birkaç yıl kala, Ermenistan santralin ömrünü uzatma kararı aldı. Türkiye’nin hemen 16 km uzağında bulunan santral, 12 yıl daha korkulu rüya olmaya devam edecek.
Hazar World Dergisi’nde yayınlanan makalede, Ağrı Dağı’nın gölgesindeki bir bölgeye yerleşmiş olan Metzamor Nükleer Santrali’ni saatli bir bombaya dönüştüren en büyük nedenin Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunması gösteriliyor.
Matzamor Santrali Ermenistan’ın elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor. Çevre ülkelerle iyi ilişkileri olmayan Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan sınırları kapalı olduğu için ülke enerji ihtiyacı için kendi üretimini gerçekleştirmek durumunda. Ermenistan elektriksiz yıllarla 25 bin kişinin hayatını kaybettiği 500 bin kişinin ise evsiz kaldığı 1988 depreminde tanıştı. Metzamor Nükleer Santrali her ne kadar yetkililer zarar görmediğini iddia etseler de depremin verdiği endişe ile birlikte 1995 yılına kadar 7 yıl boyunca tedbir amaçlı kapatıldı. Elektriksiz kalan halk soğukla da mücadele etmek zorunda kaldı. Şimdilerde ise o dönemlere geri dönmek istemeyen Ermenistan halkı kendisini tehlikeye bile bile katlanmak zorunda hissediyor.
2004 yılında Avrupa Birliği, Metzamor Nükleer Santralinin “tüm bölge için tehlike” arz ettiğini söyleyerek Ermenistan’a kapatılması için 200 milyon euro kredi vermeyi teklif etse de Ermenistan teklifi geri çevirmişti.
İşte Artvin İl Genel Meclisi’nin Sözkonusu Raporu
Dünya’nın en tehlikeli nükleer santralleri arasında yer alan Metzamor Nükleer Santrali’nde yaşanan tehdit yıllardır devletin tüm kamu kuruluşları tarafından bilinen bir gerçek. Türkiye’yi açık tehdit eden nükleer santraldeki tehlikeyi 2005 yılında dönemin İl Genel Meclis Başkanı Av. Galip Özçelik ile yine aynı dönemin İl Özel İdare Genel Sekreteri Çetin Demirkaya görerek hemen bir rapor hazırlatmışlar. Uzmanlardan oluşan ekibin yaptığı araştırma sonucunda ortaya çıkan şok rapor Türkiye’nin büyük bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Ülkemizin son aylarda yaşadığı Fethullahçı Terör Örgütü tarafından da Ermenistan’daki oluşumu tarafından da kullanılmaya aday olan nükleer tehdit ile ilişkin ortaya çıkan şok raporda ilginç tespitlerde bulunulmuş. Raporda; “ Ermenistan topraklarında bulunan Metzamor Nükleer Enerji Santrali her an patlama tehlikesi ile karşı karşıya olup, santralden insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bir çok radyoaktif madde sızmaktadır. Ayrıca buna ek olarak Arpaçay ve Aras nehirlerinden çektikleri suyu santralin soğutulmasında kullanarak nehirlere geriye verip nehir suyunu da kirletmektedir. Iğdır İl Tarım Müdürlüğü’nün verilerine göre son yıllarda hayvanların sakat doğumları artmış olup, bölgede kanser vakalarında da büyük bir artış olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Çernobil Nükleer Santrali mesafe olarak Metzamor Nükleer Santrali’nden daha uzak olmasına karşın, bu santralde meydana gelen bir kaza sonucu Karadeniz Bölgesi insan ve çevre sağlığı bakımından büyük zarar görmüş, bölgede kanser vakalarında yüzde 40’lara varan oranlarda artış olmuştur. Bu bağlamda nükleer tehlikelerin mesafeye bakılmaksızın tüm Dünya için ciddi bir tehlike olduğu gerçeği gözardı edilmeksizin nükleer santrallerinin yerleşim birimlerine en az 90 kilometre uzaklıkta kurulması gerekirken Iğdır’a 20, Erivan’a 50 Kilometre olduğu ve bu bölgenin su kaynakları radyasyon karıştırma tehlikesinin yüksek olduğunu bildirerek santralin hayata geçirilmesine karşı çıkmışlardır. Metzamor 1 ve 2 Nükleer Santralin Uluslar Arası Atom Enerji Ajansı standartlarına göre Dünya’daki 146 nükleer santral arasında güvenlik açısından en son ikinci sırayı aldığı belirtilmektedir. 1970’li yılların teknolojisi ile Ruslar tarafından yapılmış olan santraller, 1988 yılı depreminde hasar görünce kapatılmıştır. Ermenistan 1995 yılında, Enerji sıkıntısını bahane ederek 2005 yılına kadar kullanma lisansı alarak faaliyet izni verilen Metzamor Santrali’ne bugüne kadar standartlara uygun güvenlik sistemi kurmadığı gibi, santralin çekirdeğini kapsaması gereken en az iki metre kalınlığındaki çelik zırh bile halen yapılmamış durumdadır. Santralin fay hattı üzerinde olması ve kullanıma geçmesinden sonra 10 yılda 150’ye yakın kaza geçirmesi ise sorunun ciddiyetini göstermektedir.
Sözkonusu Nükleer Santralin faaliyetlerinden dolayı başta Iğdır Ovası olmak üzere Ardahan, Kars, Artvin, Erzurum illeri Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri radyasyon tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan dolayı bu durum Türkiye için büyük bir tehlikedir. Eskimiş teknoloji, köhne tesislerin yarattığı ve dahası yaratacağı tehditlerin en tabi insan hakkı olan yaşam hakkının ihlali kapsamına girmektedir” ifadelerine yer verilmiş.
Bu Rapora Rağmen 2014 Yılında Santralin 10 Yıl Daha Çalıştırılmasına Karar Verildi
Uluslararası otoriteler tarafından dünyanın en tehlikeli nükleer santrali ilan edilen Metzamor Nükleer Enerji Santrali’nin ömrünün dolmasına birkaç yıl kala, Ermenistan santralin ömrünü uzatma kararı aldı. Türkiye’nin hemen 16 km uzağında bulunan santral, 12 yıl daha korkulu rüya olmaya devam edecek.
Hazar World Dergisi’nde yayınlanan makalede, Ağrı Dağı’nın gölgesindeki bir bölgeye yerleşmiş olan Metzamor Nükleer Santrali’ni saatli bir bombaya dönüştüren en büyük nedenin Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunması gösteriliyor.
Matzamor Santrali Ermenistan’ın elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor. Çevre ülkelerle iyi ilişkileri olmayan Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan sınırları kapalı olduğu için ülke enerji ihtiyacı için kendi üretimini gerçekleştirmek durumunda. Ermenistan elektriksiz yıllarla 25 bin kişinin hayatını kaybettiği 500 bin kişinin ise evsiz kaldığı 1988 depreminde tanıştı. Metzamor Nükleer Santrali her ne kadar yetkililer zarar görmediğini iddia etseler de depremin verdiği endişe ile birlikte 1995 yılına kadar 7 yıl boyunca tedbir amaçlı kapatıldı. Elektriksiz kalan halk soğukla da mücadele etmek zorunda kaldı. Şimdilerde ise o dönemlere geri dönmek istemeyen Ermenistan halkı kendisini tehlikeye bile bile katlanmak zorunda hissediyor.
Türkiye’ye bu kadar yakın konumda olan santralin kapatılması için Türkiye de destek veriyor ve Ermenistan ile bu konuyu görüşmeye hazır olduğunu zaman zaman dile getiriyor. Sinop ve Akkuyu’ya kurulacak nükleer santraller nedeniyle konuya ve teknolojiye daha da hâkim olmaya başlayan Türkiye, tehlikenin biran evvel giderilmesi perspektifiyle hareket ediyor.
Greenwich Üniversitesi Enerji Politikası Profesörü ve Araştırma Direktörü Steve Thomas, "Bu tesis, Basınçlı Su Reaktörünün Rus eşdeğeri olan WWER reaktörünün ilk tasarım jenerasyonuna aittir. Bu jenerasyona ait diğer tüm reaktörler, tasarımda güvenliğe ilişkin, örneğin depolama ile ilgili eksikliklerin tespit edilmesi sebebiyle kapatılmıştır (Rusya, Bulgaristan, Slovakya). Ermenistan’da yaşanan depremin ardından 5 yıl kapalı kalmış ve bu süre içinde tesiste bazı iyileştirmeler yapılmıştır. Ancak tesisteki mevcut şartların güvenlik endişelerini ne kadar karşıladığı ve tesisin depremlere karşı ne kadar dayanıklı hale getirildiği konusunda bir şey söyleyemeyeceğim. Yük faktörüne göre değerlendirildiğinde, tesisin güvenilirliği 1995 yılından bu yana nispeten düşüktür. Bunun şebeke ve tesis sorunlarıyla ne kadar ilişkili olduğunu bilmem mümkün değil. Bana göre tesisin tasarımı kapsamlı bir incelemeye tabi tutulmalı, normal işletim ömründen çok daha uzun bir süre çalışabilmesi için gereken tasarım standartlarını yeterli düzeyde karşılayıp karşılamadığı belirlendikten sonra işletim ömrü uzatılmalıdır" şeklinde açıklamada bulunmuş.
Sınırımızdaki büyük tehlike: Metsamor
Enerji Bakanı Berat Albayrak´ da yaptığı bir açıklamada Ermenistan´daki Metsamor nükleer santrali büyük tehlike saçtığına işaret etmiş.
Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın gündeme getirdiği Ermenistan’daki ‘Metsamor’ hâlâ faaliyette. Tüm uyarılara rağmen Ermenistan, ´elektriksiz kalırız´ bahanesiyle santralın 2026 yılına kadar çalıştırılmaya devam edileceğini açıkladı. AFAD ve TAEK, olası bir kaza ihtimaline karşı bu sonbaharda gerçek zamanlı bir tatbikat planlıyor.
Nükleer enerji, dünyada en önemli, en güvenli ve en temiz enerji kaynaklarından biri olarak alınıyor.
Enerjide önemli bir atılımın eşiğinde olan Türkiye, nükleere yatırım konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Bu kararlı duruş ise çevre adına yola çıktıklarını söyleyen bir takım çevrelerce sık sık karalanmaya çalışılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, perşembe günü Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu´nda konuşmuştu. Nükleer karşıtlarının sergiledikleri yaklaşımları tebessümle karşıladığını söyleyen Albayrak, "Madem böyle iyi niyetli bir çevre kaygınız var, dünya için ciddi bir tehdit ortaya koyan sınırımıza 10-20 kilometre uzaklıktaki Ermenistan´daki Metsamor Santralı var. Diyorum ki bu enerjinizi Ermenistan´daki santralı protesto etmek için harcarsanız, Türkiye´ye çok daha büyük hizmet verirsiniz" demişti.
Dünyanın En Güvensiz Santrali
40 bini aşkın insanın ölmesine neden olan Çernobil’le aynı teknolojiye sahip. 1977 yılında inşa edildi.
Dünyanın bilinen en eski nükleer santral teknolojisine sahip tesisin Iğdır’a uzaklığı 16 kilometre. Dünyadaki en güvensiz santral olarak anılıyor. ´Patlamaya hazır nükleer bomba’ olarak, sürekli gündemde. Sızıntı yapması durumunda Çernobil’den bile büyük bir faciaya yol açabileceği belirtiliyor.
FETÖ’nün Tehditleri Bu Güvensiz Santrali Akıllara Getiriyor
Türkiye’de sık sık gündeme getirilen ancak bir türlü çözüm bulunamayan Ermenistan’daki Metzamor Nükleer Santrali’nin yeniden gündeme getirilmesinin bir nedeni de Ermenistan’da yaşanan iç savaş sorunu ve Türkiye’nin FETÖ Lideri Fethullah Gülen tarafından tehdit edilmesi. Gülen, başarısız darbe girişiminin ardından verdiği bir röportajda, ‘Eğer ölmez sağ kalırlarsa yaptıklarından utanç duyacaklar. Eğer yaşıyorlarsa ölelim diye dua edecekler’ şeklindeki cümlelerinin Türkiye’yi açık açık toplu ölümlerle tehdit ediyor şeklinde algılanmıştı. İşte ülkemiz tam da böylesine bir tehdit altında iken Ermenistan’da yaşanan iç kargaşa ve PKK Terör örgütü ile FETÖ arasındaki bağlantılar ve son günlerde ortaya çıkan FETÖ’nün TSK’ya sızan üst düzey askerlerin PKK’ya sığınmış olmaları bu olasılığı arttırıyor. Böylesi bir tehlike ortamında Türkiye’nin yanıbaşında bulunan ve ülkemiz sınırının sadece 20 kilometre uzaklığında yer alan son derece eski bu tehlikeye dikkatlerin çevrilmesinin ve Ermenistan tarafından gerekli önlemleri alınmasının sağlatılması şart görünüyor.
|