Artvin’de Kent Konseyi Anayasa Değişikliği Tanıtım Etkinliği Düzenledi

2017-03-21 07:20:40

 Artvin’de Kent Konseyi Anayasa Değişikliği Tanıtım Etkinliği Düzenledi

Artvin´den Kent Konseyinin öncülüğünde ´Anayasa Değişikliği Tanıtım Çalışması´ konulu program düzenlendi.

Artvin Grand Otelde Sivil Dayanışma Platform Üyesi Mehmet Şahin Moderatörlüğünde düzenlenen programa konuşmacı olarak Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu ve Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu katıldı.

Programı AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, AK Parti Artvin İl başkanı Erkan Balta, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kurtul Özel ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri takip etti.

´Anayasa Değişikliği Tanıtım Çalışması´  konulu programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu "15 Temmuz´un mahkemesi 16 Nisan´da halkın divanında görülecektir ve yeni bir hükümet sistemiyle devletimiz 21´inci yüz yılda hak ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu 16 Nisan´da evet çıkması halinde ülkeden siyasi mühendisliğin, toplum mühendisliğinin ve hukuk mühendisliği tasfiye olarak bürokratik vesayetin tasfiye olacağını söyledi.

Köroğlu" 16 Nisan´da EVET çıktığında 28 Şubat´lar 17 Nisanlar, parti kapatmaları gezi olayları ve gerici faşist ayaklanma olan 15 Temmuz gibi hadiselerin yaşanması mümkün olmayacaktır.  Tek millet, tek vatan tek bayrak prensipleri üzerinden Türkiye´nin ikinci kuruluşu tamamlanacaktır. 15 Temmuz´un mahkemesi 16 Nisan´da halkın divanında görülecektir. Yeni bir hükümet sistemiyle devletimiz 21´inci yüz yılda hak ettiği yerde olacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu fili durumun hukukileşmesi ve anayasal bir metne bağlanması için Devlet Bahçeli´nin iktidar partisine iş birliği teklifi ile başlayan yeni anayasa değişikliği sürecinde Devlet Bahçeli´ye 3 ayrı metin sunulduğunu söyledi.

Köroğlu "Birincisi yepyeni bir anayasa metni ikinci şuan referanduma götürdüğümüz anayasa metni üçüncüsü de sadece hükümet değişikliğinin olduğu anayasa değişikliği metni. Şuan ki anayasa değişikliği metni ise 15 Temmuz´dan sonra Cumhuriyet Halk Patisi´nin de içinde olduğu anayasa komisyonunun mutabık kaldığı 7 maddenin olduğu ve hükümet sisteminde olduğu biraz daha geniş bir maddedir.

 Türkiye´nin sıfırdan bir anayasa yazma ihtiyacı halen devam etmektedir. Bu süreç bundan sonrada devam edecektir. Bu ülkede 1980´den bu yana 18 defa anayasada değişiklik yapılmıştır, fakat hiç birisi bunun gibi asla taalluk eden bir reform değişikliği değildir.  Sistem içi revizyon değişiklikleridir. İlk defa bu anayasa değişikliği reform sürecinin bir başlangıcıdır. Hem Türkiye´nin ikinci kuruluşunun başlangıç noktasıdır. Bu sürecin bundan sonra ki terör ve terör örgütleriyle mücadelenin başlangıç noktasıdır. 15 Temmuz´da gerici faşist FETÖ çetesinin ülkenin bütün kurumlarına çok ağır bir saldırısı olmuştur. Askeri bürokrasi sivil bürokrasi emniyet güçlerimiz yargı siyaset buradan yara alarak çıkmıştır. 350 tane generalimiz var bunun yaklaşık 160-170 tanesi FEÖ´den dolayı ordudan atılmıştır. Dün ki ihraçlarla birlikte 4 bin savcı ve hakim yargıdan temizlenmiştir.  Yaklaşık 150 bin memur ya atılmış ya da açığa  alınmıştır. Bu mücadele bundan sonrada devam edecektir. 40 yıldan beri devletin bütün organlarına sızan bu  örgütle mücadelenin tam anlamıyla yapılması ve devletin yeniden dizayn edilmesiyle ilgili önemli bir süreci yaşamaktayız" dedi.

Bu değişikliğin karşısında duranların parlamento kaldırılıyor söylemlerinin külliyen yalan olduğunu dile getiren Köroğlu parlamentonun aksine güçlenerek işini yapacağını söyledi.  Köroğlu " Yürütmede güçlenecektir. Meşruiyetini de halktan alacaktır. Yasama yine meşruiyetini halktan alacaktır. Yasma yürütme ve yargı ilk defa kendi alanlarında sınırları belli ve çok güçlü bir şekilde konumlanacaktır. 21´inci yüzyılda tüm dünyaya örnek olacak Türk tipi bir başkanlık sisteminin temel unsurları olacaktır" diye konuştu. 

-Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu" 1991´den sonra tek pati ile yönetilmiş olsaydık gayri safi milli hasılamız bugün kinden 2,2 kat daha büyük olacaktır

Programda konuşan Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu´da Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemindeki çıkış noktasının Türkiye´nin sorunlarından kaynaklı bir çıkış olduğunu söyledi.

Cengiz Yavilioğlu Türkiye´de 1946´dan 2016 yılına kadar 60 yılda kapatılan patisi sayısının yaklaşık olarak 60 olduğunu ifade ederek "Siyasi partileri kapatıldığı, 1960 ile 1980 arasında hükümetlerin ömürlerinin 1 yıl olduğu hatta 70 sonrası hükümetlerin ömrün 9 aya düştüğü bir ülkedir Türkiye. Bu nedenle de istikrar oluşturulamamıştır. 1950 ile 2016 arasında Türkiye´de 27 koalisyon hükümeti ve sadece 21 tek parti hükümeti kurulmuştur. Siyasi alanda önemli bir istikrasızlık sorunu ile karşı karşıya kaldık geçmişte" dedi. 

Siyasi alanla ekonomik alanın bir biriyle oldukça yakın ilişkili olduğunu dile getiren Yavilioğlu koalisyonların olduğu dönemlerde 1950´den sonra sadece yüzde 4´lük büyümenin sağlandığı, tek partili dönemlerde ise bu yüzde 4´lük orandan 1,9 daha fazla büyümenin gerçekleştiğini dile getirdi. 

Yavilioğlu "1991´den sonra tek pati ile yönetilmiş olsaydık gayri safi milli hasılamız bugün kinden 2,2 kat daha büyük olacaktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin önerdiği en önemli şey istikrardır. Çünkü bir seçim yapılacak, bu seçim sonucunda meclise gidip de boşluk ya da koalisyon hükümetiyle karşılaşılmayacak Mutlaka tek partili güçlü bir hükümetle iktidar olunabilecek. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bunu bize kazandırmış olacak. Vatandaşlarımız 16 Nisan´da bunu oylayacak" dedi.

Enflasyon ortalamalarının koalisyon hükümetlerinde tek partili hükümetlerin olduğu döneme göre 2,5 kat, faiz oranların ise 5,5 kat daha fazla olduğunu vurgulayan Yavilioğlu şunları söyledi:

 " Ülkemiz 5 buçuk kat faiz oranlarıyla önemli zaman dilimlerini harcamıştır.  Faiz giderlerin baktığımızda 2 kat daha fazla bir durumla karşı karşıya kalırsınız. 2002 yılının faiz oranıyla biz 2003 yılından 2016´ya kadar devletin borçlarından kaynaklı faiz ödemelerini yapmış olsaydık 1,8 trilyonluk bir yükle karşılaşmış olurduk. Bu zaman diliminde bizim realize edilmiş gerçekleşmiş faiz ödememiz 701 milyar lira. 1,1 trilyon liralık bir fark çıktı. Bu farkla önemli yatırımların önü açılmış oldu.  Ekonomik istikrarsızlığın nedeni de siyasi istikrarsızlıktır. Bu istikrarsızlıkların çözümü de mutlaka ve mutlaka tek başına bir iktidarı ortaya çıkarmayı öneren bir sistemle çözülme ihtimali oldukça yüksektir. Bu sistemin sunmuş olduğu en önemli şey seçimden mutlaka tek başına bir iktidar çıkacak olmasıdır. Yani siyasi istikrarın kalıcı bir hale gelecek olması. Gelecekte koalisyon hükümetleri denen şey asla olmayacak. Geçmişteki acıların en büyük nedeni buydu. Darbelerin olduğu dönemler siyasetin zayıfladığı dönemlerdir. 5 yıllık kesintisiz hükümetlerin oluşmasına imkan hazırlayacaktır. Meclis ve hükümet gerçek anlamda yarılmış olacak. Meclis ayrı seçilecek, hükümet ayrı seçilecek. Böylelikle hem hükümet güçlenmiş olacak hem de meclis güçlendirilmiş olacak." 

Milletvekili sayısının 600´e çıkması konusunu bu ülkenin tartışmaması gerektiğini kaydeden Yavilioğlu  "Avrupa´da nüfus başına düşen milletvekili sayısına baktığımız zaman, nüfus başına düşen az milletvekiline sahip ülkenin Türkiye olduğunu görürsünüz" diyerek konuşmasını sonlandırdı.


Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com