AÇÜ’de Akademik Yükselme ve Teşvik Töreni Düzenlendi

2017-04-15 07:51:32

 AÇÜ’de Akademik Yükselme ve Teşvik Töreni Düzenlendi

Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde 10. Yıl Kuruluş yıldönümü nedeniyle akademik yükselme, teşvik ve ödül töreni düzenledi.

Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Artvin Valisi Ömer Doğanay, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Artvin Çoruh Üniversitesi Fahrettin Tilki, Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Hüseyin Karaman, kurum müdürleri, akademik personel ve davetliler katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Fahrettin Tilki 2007 yılında kurulan üniversite bünyesinde 2 Enstitü, 8 Fakülte, 1 Yüksek Okul, 7 Meslek Yüksek Okulu ve 4 araştırma merkezi olduğunu söyledi.

Tilki, “Bilgi en önemli güçtür. Üniversiteler ise bu gücün üretim merkezidir. Türkiye’nin 21. yüzyıl için belirlediği hedeflere ulaşmasında üniversitelerimiz önemli bir rol oynayacaktır. Üniversiteler, nitelikli insan gücü yetiştirmesi dışında dünyanın hemen her ülkesinde toplumsal ilerlemenin lokomotifi, toplumların beyni, kalkınmanın itici gücüdür” diye konuştu.

Tilki,  “175 öğretim üyesi olmak üzere 505 akademik personel ve 204 idari personel bulunmaktadır. Şirket elemanı sayımız 150’dir. Bilgi en önemli güçtür. Üniversiteler ise bu gücün üretim merkezidir. Türkiye’nin 21. yüzyıl için belirlediği hedeflere ulaşmasında üniversitelerimiz önemli bir rol oynayacaktır. Üniversiteler, nitelikli insan gücü yetiştirmesi dışında dünyanın hemen her ülkesinde toplumsal ilerlemenin lokomotifi, toplumların beyni, kalkınmanın itici gücüdür.

Bu durumu bazı nicel verilerle gözden geçirmekte yarar görüyorum. Ülkeler arasında gayri safi yurt içi hasıladan Ar-Ge’ye en fazla pay ayıran ülkeler yüzde 3 den daha fazla ile Güney Kore, Japonya,  Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerin olduğunu görüyoruz.

Türkiye´nin AR-GE´ ye yönelik harcamaları ise hızla artarak 2000’de %0,48 düzeyinden 2010´da yüzde 0,84 oranına ve 2016 yılında yüzde 1’in üzerine çıkmıştır.  AR-GE’ye yönelik harcamalarda önemli artış olmasına rağmen henüz istediğimiz düzeyde değiliz.

Ülkelerin gelişmişliği ile bilimsel yayın sayısı arasındaki ilişkiye baktığımızda şaşırtıcı bir ilişki olduğunu görüyoruz.

2016 yılı başında Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ABD nin en fazla yayın ve patent sayısına sahip olduğunu görüyoruz. Yayın sıralaması açısından ABD´yi sırasıyla yine dünyanın en büyük ekonomilerine sahip olan Çin, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Brezilya ve İtalya takip ediyor.

2000 yılında Türkiye’nin ekonomik büyüklük açısından 26. sırada, yayın sayısı açısından 25. Sırada yer aldığını görüyoruz.

2016yılınageldiğimizdeise,Türkiyeekonomikbüyüklükolarakdünyagenelinde18.Yayın sıralamasında ise 17. Sırada yer almaktadır.

Yükseköğretimde, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ve harcamalarında ülkemizin çok büyük bir gelişme gösterdiğini ancak, daha çok çalışmamız gerektiğini de anlamaktayız.

Bölgemiz, küresel güçler tarafından 100 yıl önce olduğu gibi, bugün yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor. Etrafı bir ateş çemberine dönüştürülen Türkiye bütün zorluklara rağmen demokratik düzenini yaşatıyor ve ekonomik büyümesini devam ettiriyor. Bunları başarmamızı sağlayan temeller ise sahip olduğumuz güçlü devlet geleneği, milli ve manevi değerlerimiz ve kadim medeniyetimizdir.

Artvin Çoruh Üniversitesi olarak yapacağımız çalışmalar ile ülkemizin bu yüzyıl için belirlediği hedeflere ulaşmasına, birlik ve bütünlüğünün sağlanmasına katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

Birazdan akademik giysi ve yayın teşvik ödüllerinin dağıtımına geçeceğiz. 2016 yılı içerisinde Profesör, Doçent ve yardımcı doçent kadrolarına atanan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyor, akademik hayatlarında başarılar diliyorum.

Yine 2016 yılı içerisinde yaptıkları bilimsel yayınlar ile ödül alan arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Bu ödüllerin bilim insanlarımızın çalışma azmini ve şevkini daha da artıracağını umuyor ve bekliyoruz. Bu konuda akademik teşvikleri bizzat üstlenen Sayın Nihat GÖKYİĞİT beyefendiye şükranlarımı sunuyorum.

Artvin Çoruh Üniversitesinin 10. Kuruluş yıl dönümünü programında bizleri onurlandırdığınız için tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Ödül ve unvan alan değerli değerli mesai arkadaşlarımı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyor, hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’de konuşmasında, her yıl düzenlenen törenlere katıldığını Artvin’in çıkışını turizm ve eğitimde olan kentin adımlarını görmekten onur duyduğunu bu yılki programa katılan Kamu Baş Denetçisi Şeref Malkoç’un katılmasıyla ayrıca duyduğu mutluluğu dile getirdi. Başkan Kocatepe, “ Ankara’da birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz Şeref Malkoç’u ilimizde ağırlamak bizim için onur oldu. Şehrimizde bu güzel hizmetleri daha ileriye götürecek hedefimiz merkezde 10 bin öğrenciyi barındıracak alt yapılar içinde bu toplantılar vesile olur diyoruz.     Öğrencilerimiz Artvin’de doğal güzelliklerinin yanında bir takım sosyal imkanlardan yararlanmaları yanı sıra İzmir’de İstanbul’da gördüklerinin bir benzerini Artvin’de görmeleri için gereken alt yapıyı yapmaya çalışıyoruz. Önümüzde ki yıl bu töreni yaptığımızda Üniversitemizden şehrimizin merkezine teleferikle gezmek görmek ve en büyük sorunumuz olan ulaşım sorunu çözmüş olmak  gibi bir müjdeyi de vermiş oluruz” dedi.

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise konuşmasında ÖSYM üniversiteye giriş sınavının birinci basamağını yapıldığını ve bu sınav öncesi bazı kuralların değiştiği kaydederek “Mesela 9.15 kuralını koydu. Sınav 10’da başlayacak bütün öğrenciler en geç 9. 45’de gelecek. Fakat gelemeyen çocuklar oldu, 15 değil de 10 dakika kala gelenler oldu, bir kısmını sınava almadılar. Çocuklar ağladılar sızladılar, sınava 10 dakika 5 dakika kala gelenleri bazı görevliler aldı tutanak tuttu, sonradan sınavlarını iptal ettiler. Bu çocukların bir kısmı bize geldi. Biz bunlarla ilgili şikayetleri aldık ve incelemeye başladık. Bir de baktık ki bazı öğrenciler sınava girmiş, mesela çok bilinen nefes darlığı çektiği için cihazla gelmiş, görevli bir şey olmaz diyerek sınava almış, arkasından ÖSYM sınavını iptal etmiş. Bunlarında müracaatı geldi. Görüştük çok şükür böyle lüzumsuz iptal edilen sınavları ÖSYM bizim ikaz ve uyarılarımız üzerine, sınavlarını kabul etti. Bunların arasında ilk 40 bine giren öğrenciler var. Şimdi 9.45’e takılan veya gelmeyen yüz 2 bin öğrenci var onlarla ilgili inceleme araştırma yapıyoruz” dedi.

Malkoç, Türkiye’nin bulunduğu bu coğrafyada bundan önce onlarca kavimin yaşadığını ve hepsinin zamanla yok olduğunu ifade ederek “Biz 1071’de bu topraklara gelerek buraları vatan yapmışız ve inşallah kıyamete kadar da vatan yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Bu coğrafyada yaşamanın bedelin şehit kanlarıyla ödendiğini kaydeden Malkoç ülkemizin düşmanlarının Türkiye ile uğraşmaktan vaz geçmeyeceğini belirterek “Bu ülkede sağcı solcu olaylarında 5 bin gencin toprağa verildiğini verildi.  Bu ülkede sağcı solcu kavgasından sonra Kürt Türk Kavgası başlattılar. O bir noktaya geldi şimdi Alevi- Sünni, Laik- Dindar bu tartışmalar bitmeyecek. Biz Türk milleti olarak bunların hepsinin ötesinden geleceğiz, hepsini aşacağız” diye konuştu.

Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyete intikal eden Türk Silahlı Kuvvetlerinde ki hastalıklarından bir tanesi cuntacılıktır. Hukuk tanımazlıktır. Anayasayı çiğnemektir.  Türk Silahlı kuvvetleri bizim göz bebeğimizdir. Başımızın tacıdır. Çünkü dışardan Türkiye’ye dışardan bir saldırı olduğunda bizim vatanımızı toprağımızı namusumuzu koruyacaktır. Cuntacılık hastalığı en fazla zararı onlara veriyor. İnşallah 15 Temmuzdan sonra kolay kolay cuntacılık olmayacak. 15 Temmuzda Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hem cuntacılığa hayır diyenler oldu. Hem de millet alanlara çıktı. Hayır dedi. Hukuku, anayasayı çiğneyemezsiniz dedi. Türkiye bu yönüyle de vesayet sistemlerinden de kurtuluyor” dedi.

 28 Şubat döneminde meşru olmayan Çevik Bir ve cuntasının Refah Yol Hükümetini yıkmak için çalıştığını ve baskı yaptığını kaydeden Malkoç  “1 milyon insanı öldürürüz diyorlardı. Gazetelere her gün siyasi parti genel başkanları gibi açıklama yapıyorlardı.  Milletin trilyonlarını gazete patronlarına kotarıyorlardı. 28 Şubat’ın bu memlekete maliyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri araştırma raporunda 334 milyar dolar olarak tespit edilmiş. Gazete patronu alıyor parasını elbette atar manşetini. Türkiye bunları yaşadı ama çok şükür geride kaldı” ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyetimizin 94’ünci yıl dönümünde 65’in hükümetin görevde olduğunu ve ortalama 1,5 yıla bir hükümet düştüğünü belirten Malkoç konuşmasına şöyle devam etti:

“10 yıllık Menderes’in tek dönemini, rahmetli Demirel ve Özal’ın tek başına iktidarlarını ve AK Partinin 15 yıllık tek partilik iktidarını düşerseniz 6 aya bir hükümet düşüyor. Siyasi istikrarsızlığın olmadığı ülkede kalkınmada olmaz, ekonomik refahta olmaz, üniversitelerde gelişmez ama çok şükür Türkiye ciddi mesafeler aldı. Şimdi Türkiye toparlanma dönemini girdi. Türkiye şuan ekonomik büyüklük bakımından dünyanın 17’inci büyük ekonomisi Avrupa’nın da 6’nci büyük ekonomisi. Türkiye’de ki milli gelir 3 bin dolarlardan 11 bin dolarlara çıktı. Savunma sanayisinin ihtiyaçlarını yerli karşılama oranı yüzde 20’ydi şimdi yüzde 60’a çıktı. Bunlar çok güzel ama ülkemize bunlar yetmez.”

İsrail’e yaşanan diplomatik kriz sonrası Amerika’nın da Türkiye’ye insansız hava aracı vermediğini hatırlatan Malkoç “ Bizde oturduk Türk Mühendisleri ile insansız hava araçlarını en iyilerini yaptık. Bundan sonrada yapmaya devam edeceğiz. Savunma sanayisinde insansız hava aracının yanı sıra Altay Tankı, Helikopter yapabilecek konuma geldik ama yetmez. Biz bu coğrafyada tutunmak için bunu yapmak zorundayız. Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedefleri var.  Gayesi olmayan hedefi olmayan insan ve toplulukların başarılı olması mümkün değildir. Bu hedefler Türk Devletinin geleceği açısından çok değerlidir.

Malkoç, Türkiye’nin ekonomik büyümesini sürdürdüğünü ifade ederek “Çok kısa zamanda İstanbul’a dünyanın en büyük havaalanlarından birini yapıyoruz. Biz dünyanın en büyük 3’üncü havaalanını 3,5 senede tamamladık.  Önümüzde ki yıl Mart ayında açacağız inşallah. İsteyince yapıyoruz. Hem de bütçeden kuruş harcamadan, yap işlet devret modeliyle” diye konuştu. Konuşmaların ardından Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesindeki akademisyenlere teşvik ödülleri verildi.


Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com