Yazar Ömer Yerlikayanın edebi kişiliği ve romanları ile ilgili Çoruh Üniversitesinde Sempozyum düzenlendi.
Geçtiğimiz günlerde (18 Ekim 2018 Perşembe) Artvin Çoruh üniversitesinde gazetemiz köşe yazarı Ömer Yerlikaya’nın edebi kişiliği ve romanları ile ilgili tez çalışması içeren bir sempozyum düzenlendi. Sempozyumu Doç.Dr. Muhammet Kızılgeçit yönetirken sunumu Dr. Öğretim üyesi Elif Kaya yaptı. Doç. Dr. Muhammet Kızılgeçit açılış konuşmasında; Kitapları tanıtılırken yazarının da sempozyumda bulunması çok ender durumlardan birisidir. Bunu ilk kez burada görüyorum. Yazarımız Ömer Yerlikayanın aramızda olması sunum için önemli bir avantaj olduğunu belirterek sunumu yapmak üzere sözü Dr. Öğretim üyesi Elif Kaya’ya bıraktı.
Dr. Öğretim üyesi Elif Kaya on yedi sayfalık çalışmasından önemli bölümleri sunumuna taşıdı. Yazarın doğumundan, çocukluğu ve gençlik yıllarından söz ederek konuşmasını şöyle sürdürdü. Yazar Ömer Yerlikaya Serhad Artvin gazetesinde Sokak Manzaraları isimli köşesinde günlük yazılar yazmaktadır. Yöresini tanıtan, hatıralarda kalmış isimlerin hayat hikâyelerini aktaran bu yazılar yöre halkı tarafından çok sevilir ve ilgiyle takip edilir. Ancak kendisinin de ifadesiyle ilkokul sıralarında başlayan yazarlık sevdası ömrü boyunca hiç eksilmeden devam eder. Köşe yazarlığı ile başlayan edebi hayatı roman türü ile genişler. Artvin yöre halkını tanıtan deneme çalışmaları ve gazetede köşe yazarlığı yapmış olsa da Ömer Yerlikaya’nın ismiyle özdeşleşen tür roman olarak tarihe geçecektir.
Romanları gerçek yaşamdan alınmış uzun soluklu hikâyelerdir. İlk romanı Rüzgârlı Tepelerdir. Rüzgârlı Tepeler bu günlerde ikinci baskısına girmiştir. Bu şehrin Delikanlısı, Küçük Şehrin İnsanları ve Çapulacılar Sokağı uzun araştırmalardan sonra yazılmıştır. Yazar ilk kez yaşanmış hikâyelerin dışına çıkarak yeni çıkan son romanı Beyaz Ali’de tamamı ile özgün ama yaşamla örtüşen bir kurgu üzerinde çalışmıştır. Romancılığıyla ön plana çıkan yazar, dil ve üslubu da çok önemser. Yazara göre anlatılmadık hikâyenin, yazılmadık konunun bırakılmadığı bu çağda “yazarın neyi anlattığından çok nasıl anlattığı önem kazanmıştır. Kullandığı dili, kurgusu, karakterlerin sağlamlığı, oluşturulan tümcelerdeki sözcüklerin uyumu ve anlatımın roman dokusuyla ne denli bağdaştığını görmek gerekir.” Ömer Yerlikaya bir romanı güzelleştiren unsurların bunlar olduğunu düşünür. Yazar Türk ve dünya klasikleri hayranıdır. Bu kitapları hala keyifle okuyor. Ömer Seyfettin, Reşat Nuri Güntekin,Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Oya Baydar, Orhan Pamuk’un eserlerini severek okuyor. Etkilendiği kitaplar İnce Memed, Yılanların Öcü, Çalı Kuşu, Sinekli Bakkal, Benim adım Kırmızı… Yazara göre iyi bir romancı doğuştan bu iş için yetenekli olmalıdır. Çok okumalıdır, iyi gözlemci olmalıdır, dili iyi kullanmalıdır, Sağlam karakterler oluşturmalı ve roman boyunca tutarlılıkları sergilenmelidir. Roman dokusu ve kurgu sağlam kurulmalıdır. Yıpranmış sözcüklerden kaçınılmalı yeni sözcüklerle yeni anlatımların önü açılmalıdır.
Yazar yazma sürecinde etki altına girmemek için özellikle herhangi bir kitap okumaz. Üç bin sayfayı bulan yazıtlarında etkilendiği anlatımı bir iki sayfayı geçmez. Yazar günlük yazılarında zaman zaman iyi romandan ve iyi yazardan söz eder. Ömer Yerlikayanın romanlarında olaylar örgüsü toplumsal bir realitedir. Eserleri romantizmden uzaktır daha çok unutulmaya yüz tutmuş taşra romanlarına can suyu olacak bir kıvam taşır. Yazarın romanlarında her zaman iki unsur öne çıkar. Birisi doğa diğeri insandır. İnsanın doğa ile ilişkilerini, yaşamsal zorluklarını, mücadeleci yanlarını sorgular. Yazar yeni romanı Beyaz Ali’de alışılmışın dışında bir yol izler. Beyaz Ali bir dağ köyünde yaşanan olayları anlatır. Beyaz Ali de hikâyenin kahramanı çocukluğundan beri dışlanmış birisidir. Azar işitir, örselenir, dayak yer ama iç isyanını hiçbir vakit dillendiremez. Gözlerden uzak ve hep ikinci planda kalan birisidir. Her şeye rağmen iyi bir evlilik yapar. Ve evlilik sonrası eşinin bir karakter olarak yazarına sitem ettiği belki tek romandır Beyaz Ali.
Yazar Beyaz Ali de kurgusundan olayların neticelenmesine dek farklılığını gösterir ve farklı bir kalıp kullanır. Gazetelerde günlük hayata özellikle de Artvin halkının gündelik yaşamına dair yazılar kaleme alan Ömer Yerlikaya’nın yayımlanmış beş romanı vardır. Yayımlanan ilk romanı Rüzgârlı Tepeler’dir. (2005) Yazar on yıl sonra ise peş peşe iki roman daha yayımlar. Bu Şehrin Delikanlısı (Mayıs 2015), Küçük Şehrin İnsanları (Haziran, 2015). Çapulacılar Sokağı (2017) Son romanı ise Beyaz Ali ismiyle çıkar. ( Eylül 2018) İlk eseri Öztepe Matbaasında basılan yazarın diğer romanları ise Cinius Yayınları tarafından çıkarılır. Yazarın romanlarının ortak özelliği Artvin’e ait bir hayatın kesitini bizlere sunmasıdır. Özellikle “Bu Şehrin Delikanlısı” ve “Çapulacılar Sokağı” biyografik romandır. Biyografik romanı yazımı zordur. Anlatılan yaşam öyküsünün hepsine vakıf olmak gerekir. Yazar bu zorluğun farkında olup bu iki eseri ortaya koymak için romanda anlatılan hikâyenin kahramanları ile uzun mütalaalarda bulunmuştur. “Gerçek yaşam öykülerini yazmak kolay değildir; en başta sadakat ister. Etik olmayı gerektirir, belli bir kronolojik sıralamaya ihtiyaç duyulur. Ve hikâyenin önemli olaylarına bir yazar sezgisi ile karar verebilmelisiniz; yazara göre önemli olan okuyucuya göre önemli olmayabilir. Ya da bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Hikâyenin içinde var olan gerçeği görmezlikten gelemezsiniz ya da olmayan bir şeyi varmış gibi gösteremezsiniz. Bunu yaparsanız inandırıcılığınızı yitirirsiniz. Okuyucu tereddüt içinde kalırsa roman kahramanın yaptığı hiçbir şey okuyucuyu ilgilendirmeyecektir. Sadece bilinen bir kural vardır, o da yaşanılan hayata ve olaylara sadık kalabilmektir.” “Küçük Şehrin İnsanları” isimli eserin ilk bölümü ise otobiyografik eser özelliği gösterir. Bu romanı için yazar şunları söyler; “Küçük Şehrin İnsanları da benim için çok özel bir çalışmaydı. Çocukluğumdan kesitler sunduğum birinci bölümünde bütün içtenliğimi satırlarıma aktarmaya çalıştım. Romanın muhteviyatını oluşturan ikinci bölümünde Taşlıca vadisini ve yörenin güzel insanlarının yaşam hikâyelerini kaleme almıştım” Bu romanın ikinci bölümü asıl olay hikâyesini oluşturur ve asli kahraman Asya Yiğit ninesi ve dedesi dışındaki diğer kahramanlar Artvin halkından müteşekkildir. Asya’nın dışında kalan olay örgüsünde anlatılanlar da yaşanmış fakat yazarın imge süzgecinden geçip yeniden şekillenmiş bir yapıdadır. Ömer Yerlikaya’nın romanlarında Artvin, insanı, yemekleri, düğünleri gibi kültürel özelliklerinin yanı sıra coğrafi yönleri ile de ayrıntılı bir şekilde ortaya koyulur.
Yazarın “Hey Gidi Günler I” ve “Hey Gidi Günler II” ismiyle yayınlanan ve oldukça hacimli olan kitapları ise Serhad Gazetesinde ve kendi sosyal medya hesabında yayınladığı Artvin’in ileri gelenleri başta olmak üzere Artvin’e gönül ve emek vermiş manevi mimarlarını tanıtan eserlerin toplandığı kitaptır. Öncelikle gazetede köşe yazısı olarak paylaştığı makalelerini sonra sosyal medya hesabına yükleyen yazar aldığı yorumları, teşekkür ve minnet yazıları ile “Hey Gidi Günler” kitabına taşımıştır. Okuyucusu tarafından çok sevilen ve ilgiyle takip edilen bu yazıların ünü sadece Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşayan Artvin halkına değil dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Artvinlilere kadar ulaşmıştır. Objektif yaklaşım sergilediği yazılarda anlatılan bazı isimlerden hayatta olan, Artvin’de ya da başka şehirlerde yaşamını sürdüren birçok kişi de vardır. Sadece bir bölgeye ait böylesi kapsamlı bir çalışma Türk yazınında bir ilktir. Tabii ki bir bölgeyi ya da merkezi anlatan kapsamlı çalışmalar özellikle manevi mimarlar kitap halinde, sempozyumlarda, çalıştaylarda ortaya konmuştur. Fakat Ömer Yerlikaya’nın “ Hey Gidi Günler I/II” isimli eserini farklı kılan Artvin’in önemli simaları yanı sıra halk tarafından sevilen, saygı duyulan esnaf, bürokrat, memur ya da herhangi bir ismi kitabına taşımasıdır. Tabi böylesi bir çalışma yapmanın çok zor olacağı muhakkaktır ama yazarın bir şansı da Artvin’in küçük ve nüfusu az olmasıdır şüphesiz.
Bu Şehrin Delikanlısı Romanın Olay Örgüsü Cinius Yayınları tarafından 2015 yılında çıkarılan “Bu Şehrin Delikanlısı” isimli eser yazar Ömer Yerlikaya’nın da ikinci romanıdır. Bu romanın ilginç bir yayım öyküsü vardır. Gürcü Hüseyin gerçek bir halk kahramanıdır. Yazar bu çalışmasını hazırlarken onlarca insanla görüşmüş notlar almıştır. Çalışma metni yayın evine gönderildiğinde; yayınevinden kavgaların çok sıklıkla yer alışının okuyucuda olumsuz etki bırakacağı endişesi iletilmiştir. Yazar bu öneriyi dikkate almış ve pek çok kavgası kurgudan çıkarılmıştır. Roman son şekli ile baskıya hazırdır ancak büyük kızı kurgunun bazı bölümlerine itirazlarda bulunmuş ve isteği üzerine değiştirilmiştir.
|