YRD.DOÇ.DR.SEDAT BAHADIR ile SÖYLEŞİ
Konuşan: Şahver KARASÜLEYMANOĞLU
-Sayın Bahadır Artvin ile ilgili çalışmalarınızı ilgiyle uzaktan izliyorduk. Ankara kitap fuarında tanıştık. Kültür konularına ilişkin kısaca söyleşmiştik. Bu kez sizinle “Çoruh Söyleşileri” kapsamında bir söyleşi yapmak istiyorum. Öncelikle klasik sorumuzdan başlayalım. Sedat Bahadır kimdir? Okurlarımız için özgeçmişinizden kısaca söz eder misiniz?
-1962 yılında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Reyhanlı’da tamamladıktan sonra 1985 Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Kısa bir süre Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenlik yaptım. Türk Halk Edebiyatı alanında Gazi Üniversitesinde Yüksek Lisans ve Doktora yaptım. Bu süre zarfında 17 yıl Mustafa Kemal Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. Şu anda Artvin Çoruh Üniversitesinde görev yapmaktayım. Evli ve iki çocuk babasıyım.
-Eşim de, bende Ankara’daki Artvin vakıf ve derneklerinde kurucu ve üye olduk değişik görevler aldık. Bu sivil toplum örgütlerinde Artvinli olmasa da yöremizde bulunan kişilerle de sıcak ilişkiler kurduk. Üç beş Artvinliyi tanıyanı Artvinli saymak gibi geleneğimiz oluştu. Biz sizi yöresel kültürümüze yaptığınız katkılardan dolayı Artvinli sayıyoruz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
-Öncelikle Artvin’in doğal güzelliği ve insanlarının samimiyeti dikkatimi çok çekmişti. Daha sonra kültürel zenginliğini görünce çok şaşırmıştım. Bu kadar folklorik malzemeye sahip olan bir ilde derlemecilerin çok az olmasına üzülmüştüm. Artvin’de çalıştığım süre içerisinde bu kültüre hizmet etmekten gurur duydum. Bu nedenle kendimi Artvinli biri olarak görmek ve bu konudaki hizmetlerime devam etmek gurur verici.
-O zaman hemen soralım, Artvin’i doğal yapısıyla, halkıyla, geleneksel yaşamıyla nasıl buldunuz?
-Artvin coğrafi olarak zor bir yapıya sahip. Ulaşım imkânları ve tabiat şartları elverişli değil. Fakat doğal güzelliği bunları unutturuyor. Halk geleneksel yaşamını devam ettiriyor. 40 yıla yakın bir süre Rus ve Ermeni zulmünü görmüş, bu sıkıntılara rağmen Türklüğünden vazgeçmemiş dirayetli ve bilinçli bir Artvin halkı ile karşılaştım.
-Her üniversite bulunduğu yöreye bilimsel destek sağlar. Temel sorunlara çözüm arar. Yöre halkının ufkunu açar. Akademisyenlerimiz, uzmanlık alanlarına giren konularda yöresel çalışmalarda bulunurlar. Siz de yöre kültürüyle ilgili çalışmalarda bulunuyor, kültüre yakın Artvinlilerle ilişkiler kuruyorsunuz. Bizim bildiğimiz, bin kitap sayfasını aşan eserler verdiniz. Yöremiz âşıklarıyla ilgili kalıcı eserler bastırdınız. Sizi bu gönüllü çalışmalara yönelten olgular neydi? Genel bir değerlendirme yapar mısınız?
-Artvin’e geldiğimde öncelikle bu yöre ile ilgili olarak yapılmış çalışmaları araştırdım. Karşıma ilk çıkan önemli şahsiyet, rahmetli Mustafa Âdil Özder oldu. Derlemelere bir ömür harcamış. Sonra Sayın Özder’in manevi kızı Şahver Karasüleymanoğlu ve Aydın Karasüleymanoğlu’nu tanıdım. Eserlerini okuma fırsatım oldu. Bu bilimsel çalışmaların Artvin folkloruna ne kadar faydalı olduğunu ve gelecek nesillere çok önemli kültürel miraslar bıraktığını öğrenmiş oldum. İlim dünyası bu değerli araştırmacılarımıza ne kadar teşekkür etse azdır. Âşıklar dikkatimi çeken diğer önemli unsurlardan biridir. Yörede âşıklık geleneği devam etmektedir. Yaşayan birçok halk şairi ve âşıkların eserleri ilim dünyasına tanıtılmamıştır. Ben bunlardan birkaçını derleyip ilim dünyasına tanıtmış oldum.
-Yöresel kültür üzerine çalışmalar yapmış, bunların bazılarını ulusal yayın organlarına taşımış bir kişi olarak, Artvin kültürüne yaptığınız katkılardan dolayı size teşekkür ediyorum. Yöremiz kültürüyle kurulan bu içtenlikli ilişkinin sürekliliğini diliyorum. Bu arada, Artvin’de araştırma yaparken karşılaştığınız zorlukları ve de kolaylıkları sormak istiyorum.
-Şimdiye kadar Pamiray yayınevi dört kitabı ücretsiz olarak basmıştır. İki kitap Artvin Valiliği Kültür Müdürlüğü tarafından, bir kitap da Yusufeli Belediyesi tarafından basılmıştır. Şimdi hazırlamış olduğum iki kitap da Artvin Valisi Sayın Ömer Doğanay’ın destekleriyle baskıya verilmiştir. Artvin yöresi ile ilgili olarak yedi kitap çalışmam daha bulunmaktadır. Yeni gelen valimiz Sayın Ömer Doğanay, halk kültürüne çok önem vermektedir. Artvin’e “Âşıklar kahvesi”nin açılması yönünde talebimize çok sıcak yaklaşmıştır. Bu konuda teşekkürlerimi sunuyorum.
-Yeni valimizin halk kültürüne önem vermesi bu yolda ömrünü harcamış olan bizleri çok sevindirmiştir. Kendisine çok teşekkür ederiz. Artvin’deki kültürel etkinlikleri, başka yörelerdekilerle karşılaştırdığımızda sizce nasıl bir tablo çıkar karşımıza? Biz yörenin nüfusuna oranla Artvin’den çok sayıda ozan, yazar ve sanatçıların çıktığı kanısındayız. Ancak bu değerlerimize kamusal desteği yetersiz buluyoruz. Müzemiz olmadığı gibi kapsamlı bir Artvin kitaplığımız da yok. Ozan, yazar ve sanatçılarımızın yer alacağı toplu bir ajandamız olmalıydı. Eşimin son çıkan “Artvinlilerin Kitapları” isimli eserinde yüzden fazla eser eleştirildi/tanıtıldı. Tabii bu bizim ulaşabildiklerimiz. Gönül isterdi ki; Artvin İl Kültür Müdürlüğü çok daha fazlasını derleyebilsin. Yerel yönetimlerin konuklarına, Artvin’i anımsatan objeler yanında, en iyi tanıtım öğesi olan kitaplardan da sunmalarını isteriz. Yöremiz kültürünün tanıtılması da çok önemli. Biz emekli maaşımızla bastırdığımız bu esere, maliyeti yükselmesin diye fotoğraf bile koyamadık. Yıllarca verdiğimiz emek ve harcanan zaman bir yana bu ağır kitapları, içinde adı geçenlere postalamakta bile zorlanıp ipin ucunu kaçırıyoruz. Bu tür önemli eserlerin Valilik kadar, Çoruh Üniversitesinin kütüphanesinde de bulunması gerek. Ama benim geçen yıl yazdığım “Artvin Halkbiliminden Çizgiler” isimli araştırma kitabımın alınmasına ait dilekçem bile henüz yanıtlanmadı. 50 yıl önce başlayıp, yıllarca emek verdiğim, şu an kaynak kişileri yaşamayan bu çalışmama, yabancı üniversitelerin ilgisi beni şaşırtırken, sevinç yerine hüzünlendirmektedir. Kaynaklara geçirmek için yabancı bir kurum tarafından da bir miktar alınmasına ne dersiniz? Kendinizi Artvinli kabul ettiğinize göre bu konudaki değerlendirmenizi bilmek isterim.
-Öncelikle sizlere bu değerli çalışmalarınız için teşekkür ediyorum. Ne yazık ki kendi kültürümüze çok uzak olan bir çizgide yaşıyoruz. Artvin İl Halk Kütüphanesi ve Üniversitemizin kütüphanesinde “Halk Bilimi Araştırmaları” bölümü olması gerekirken ne yazık ki bu konu ile ilgili çalışmaları görememekteyiz. Derlemelere yeteri kadar para ve zaman ayrılmadığı gibi bu konuda derleme yapanlara da destek verilememektedir. Bu da derleme ve araştırmaları geciktirmektedir. Sizin gibi araştırmacıları el üstünde tutmaları gerekirken derme çatma saha araştırmacılarına daha önem vermeleri beni üzüyor.
-Bugüne kadar yaptığınız çalışmaların tanığıyız. Bundan sonraki projelerinizde neler var? Hangi konulara yoğunlaşmayı amaçlıyorsunuz?
-Bundan sonraki projelerimde Sayın Mustafa Âdil Özder’in bütün çalışmalarını dizi halinde, “Hazırlayan” olarak hiçbir karşılık beklemeden ilim dünyasına tanıtmak. Artvin’de halk hekimliği ve yaşayan Poşa kültürünü derlemek istiyorum. Bunların altyapısını hazırlamış durumdayım. M.Adil Özder’in tamamlayıp yayınlamanız için size emanet ettiği “Artvin Bibliyografyası”nı da izin verirseniz bu diziye eklemek istiyorum.
-O konu içimde derin bir yaradır. Ölümünden kısa bir süre önce Özder Hocamızı hasta yatağında ziyaret etmiştik. Vasiyet edercesine, hazırladığı Cumhuriyetin 50. yılına kadar (103 sayfa) olan Artvin Bibliyografyası çalışmasının, 1973 ten sonrasını tamamlama görevini bana vermişti. Ben kendi çalışmalarımı bitirip de onu tamamlama olanağı bulamadım, bugüne kadar bekledi. Ama tüm kaynakları kütüphanemde biriktirdim. Bunu ileride belki yapabilirim. Fakat sizin öneriniz beni umutlandırdı. Bu dosyayı yıllar sonra ele alıp günışığına kavuşturabiliriz. Yeter ki, Valilik desteklesin. Bu haber bizi çok sevindirdi. Yusufeli Belediyesinin M.Adil Özder’in hazırladığı Huzuri kitabını yayınlanmasından sonra şimdi de yeni açılan bir kültür merkezine M.Adil Özder adı vermesi sevincimizi çoğalttı. Bu gidişle Artvin’de bu yıl M.Adil Özder yılı olacak gibi. Ayrıca benim sormayı unuttuğum, sizin değinmek istediğiniz başka konular varsa, onlardan da söz eder misiniz?
-Artvin kültürüne sahip çıkmak ve derlemeleri, zaman geçirmeden, kaynak kişilerden bir an önce yapmak gerektiği düşüncesindeyim. Aksi takdirde bu miras kaybolup gidecektir. Devletin bu konuda desteklerini de arttırması; Kültür Bakanlığı bünyesinde araştırmacı olarak çalışanların da bir an önce “ alan araştırması” için sahalara çıkması gerektiği düşüncesindeyim
. -Çok haklısınız kültürümüz her gün biraz daha kaybolurken, eli kalem tutanlar daha duyarlı olmalı. Yoğun çalışmalarınız arasında bizimle söyleşi yaptığınız ve telefonla da olsa zaman zaman yöresel kültürle ilgili fikir alışverişinde bulunduğunuz için size teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarınızın sürmesini diliyorum.
-Sizin gibi değerli araştırmacılarla bu konuları konuşmak bana gurur veriyor. Ben teşekkür ediyorum.
Bu makale 53886 kez okundu.
04.04.2025 | Ziyaretçi |
Online | 22 |
Bugün | 1727 |
Toplam | 22502397 |