Ömer YERLİKAYA
Hasan Şahin?
16.04.2018

Hasan Şahin…  

Ah! Sevgili okurlar neresinden anlatsam nasıl anlatsam yaşanmış öyküler, saklı acılar, hüzünler, gözyaşları içimize öylesine işlemiş ki bir of çeksek beycurun dağları yıkılacak. Biraz boş verelim bırakalım yıkılsın o eski güzelliklerin anısına; görmeyelim sünger çekelim, şöyle çekilip izleyelim olanları bir köşeden… Dağlar yıkılırsa gökyüzüne çıkarız, bulutlar bizim, yıldızlar bizim. Beycurun tatar ninesi, Ah! Tatar nine, ekmekçi, gülen yüzlü dostçu insan...  On adama bedeldi tatar nine, ağzından çıkan sözü sözdü. Sözü dinlenir saygıda kusur edilmezdi. Erkek gibiydi, dirayetliydi tatar nine; dik duruşu, dinginliği köyüne can suyu gibi gelirdi. O eski yıllar sizin yıllarınızdı. Dostluğun, sevginin, hoşgörünün olduğu yıllardı. Empatinin sözlük anlamını bilmeden doğrudan yaşayan bizim insanımızdı. Gidin sorun şu koca dünyaya; eşine, dostuna, akrabasına, yakınına bizim kadar düşkün, bizim kadar vefalı, bizim kadar saygılı bir millet bulamazsınız. Bizde teyze anne gibidir, bizde amca baba yarısıdır. Bizde abla emektardır anne yadigârıdır, bizde abla candır. Biz de dayı arkadır, güçtür, yıkılmaz bir dağdır. Bizde hala baba nefesidir, kucaktır, sığınılacak limandır…

                Sevgili okurlar bugün sizlere Tatar nenenin çocuklarından Şahin ailesinden söz edeceğim. Sessiz, sakin, mutlu; acıları ile yoğrulmuş, emeğini, sevgisini, dirliğini, zindeliğini ortaya koyan ayakta duran bir aile Şahin ailesi. Çileli bir anne ömrünü, emeğini ailesine adamış çileli bir baba var karşımızda. Biliyoruz ki yaşanmış saklı acılarımız bizim damar zenginliğimiz gibidir…

Serhad Artvin gazetemizin bu günkü konuğu; Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi hala için de yaşatan, ruhu güzel duygulu hisli bir insan. Ömründe kimseyi kırmamış, incitmemiş varlığı ile insanlara huzur veren; aleni açık duru, sonsuz sabır ve hoşgörü sahibi içimizden birisi, büyüğümüz, ağabeyimiz, canımız Hasan Şahinimiz…

                Hasan Şahin 2 Şubat 1956 yılında dünyaya geldi. Babası Yusuf Efendi, annesi Şu meşhur Tatar nine; Sultan Emine Hanımdır. Kardeşleri Muammer Şahin, Mevlüt Şahin ve Mümine Çeliktir. Hasan Şahin Beşik kertmesi ile bağlıydı. Eşi çocukluk aşkı Şadiye hanımla evlendi ve iki oğlu iki kızı dünyaya geldi. Oğulları rahmetli Yalçın Şahin ile Yavuz Şahin kızları Selihan Günen (Eşi Özgür Günen), Neslihan Arı, gelinleri Gülfinaz Şahin ve torun Caner Şahindir. Hasan Şahin 1976 yılına kadar kardeşleri ile birlikte köyde çalıştılar. Ektiler biçtiler köy işleri ile uğraştılar.  

Aynı yıl şehre taşındılar Hasan Şahin eski lokantacıydı, kardeşleri ile birlikte Çoruh lokantasını çalıştırdı. Kardeşleri devlet dairelerine girince de bu işini bıraktı, lokantayı devretti. Sonradan aile mirası olarak Kızı Neslihan Arı (Bizim Akın Arımızın eşi) beş yıldır Kervansaray lokantasını işletiyor. Hasan Şahin’in oğlu Yalçın böbrek hastasıydı. Böbreklerinden çok çekti Yalçın, ailesi de onunla birlikte böbrek hastası olmuştu. Hasan Şahin kışın karlı buzlu havalarda oğlunu sırtıyla hastaneye taşıdı. Sigortasını doldurmak için de ne iş bulursa orada çalıştı. İnşaatlar mekânı olmuştu. Çimento taşıdı, demir taşıdı. Beton hazırladı, harçlarından ayaklarında yaralar çıktı. Aldırmadı işini sürdürdü. Emek buydu, alın teri buydu. Hasan Şahin ailesine böyle bakıyor, sigortasını böyle ödüyordu. Sonunda emekli oldu ve emekli olmanın keyfini sürmeye başladı. 2014 yılında evlat acısı ile kavruldu. Oğlu Yalçın 37 yaşında yaşamını yitirmişti. Yalçın arkasında eşini ve oğlunu Şahin ailesine bırakmıştı. Gelin hanım helal süt emmiş iyi bir ailenin çocuğuydu. Aile için de çok sevildi. Şahin ailesi eskiden iki kız iki oğlandı. Şimdi üç kız iki oğlan oldu. Gelin hanım çoktan ailenin bireyi haline gelmişti bile. Hem evlat acısını unutturuyor hem torun sevgisinin güzelliğini sonuna kadar yansıtıyordu. Ailenin tek mutluluğu buydu. Bu kaynaşma herkese zindelik vermişti.

                Efendim herkesin kuşkusuz bir hikâyesi vardır ama bazılarının hikâyeleri yürek yakar, insanı gözyaşına boğar. Hasan Şahin’in hikâyesi bunlardan birisi… Hasan Şahin çevresinde çok sevilen birisi...  Dostluğunu, sevgisini, sadakatini her fırsatta gösteriyor. Sıcacık bir yüreği var. Herkesin güzelliğini, iyiliğini isteyen özel bir kişiliğe sahip... İçi zengin, gözü tok, küçük şeylerden mutlu olmasını bilen, paylaşımcı, ailesine, kardeşlerine çok bağlı, aklından kötülük geçirmeyen, her şeye iyi gözle bakmasını bilen bir dost canlısı. Buradan rahmetli Yalçın’a dualarımızı gönderiyoruz, nur için de yatsın. Sokak Manzaraları isimli köşemizden başta Hasan Şahin olmak üzere eşine, ailesine, kardeşlerine ve Beycurlu dostlara buradan kucak dolusu selamlar gönderiyoruz.

                                                                                                                                                                            Sevgi ile kalın.

 

 


Bu makale 38 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com