Ömer YERLİKAYA
Ey Kudüs?
17.05.2018

Ey Kudüs…

Sonunda olan oldu ve Amerika büyük elçiliğini Kudüs’e taşıdı. 14 Mayıs 2018 pazartesi günü öğleden sonra tören yapıldı ve Amerika büyükelçiliğinin Kudüs’e taşındığı resmen ilan edildi. Aynı gün saat dört civarlarında büyük olaylar çıktı. İsrail acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi ve savunmasız Filistinlilere gerçek mermilerle saldırdı. Kırk bir ölü ve toplamda bin yedi yüz yaralı olduğu bildiriliyor. Amerika saldırganlığını gösteriyor ve fiili işgalini bu yolla gösteriyor. Onlarca Filistinli yaşamını yitirirken o saatlerde Amerikan başkanı Trump İsrail mesajını yayınlıyor ve “ İsrail için büyük gün” diyor. Yetmiyor biz bu yolla hem İsrail için hem Filistin için barış getiriyoruz, diyor. Fiili işgal yapıyorsun bütün dünyayı karşına alıyorsun sonra çıkıp barıştan söz ediyorsun! 

Demek ki dünyanın jandarması Amerika konuşunca çok şey yapılamıyor. Kimse karşısına hele askeri güç olarak çıkmayı göze alamıyor. Amerika’nın elinde gücü var diye istediğini yapıyor dilediği gibi sözde hak adalet dağıtıyor. Sanki güç kimde ise sihirli asada onun elinde demek gibi bir şey oluyor. Filistin’in gücü yok, silahı yok, ordusu yok. Olan Filistinliye oluyor. İslam ülkeleri iki gün sonra yani Çarşamba günü acilen toplanacağını açıkladı. Daha öncede çok toplandı ama bir şeyi değiştiremediler. Üstelik bazı haberlere göre de bazı İslam ülkeleri Mısır, Suudi Arabistan ve bir kaçı daha Amerikan’ın bu davranışına sıcak bile baktıkları söyleniyor. Bugün göz yumulursa yarın bir gün bu davranışlar sınırlı kalmayacak Kudüs’ün doğusu batısı diye bir şey kalmayacak.

İşin içinde Amerikan parmağı varsa orada işlerin rengi değişiyor. Yeri geliyor teröristi destekliyor yeri geliyor işine geleni destekliyor. Özellikle İngiltere ve Avrupa ülkeleri Amerika’nın bu davranışına karşı olduklarını açıklıyorlar ama bütün bunlar danışıklı dövüşten ibarettir. Kaldı ki İngiltere Amerika’nın sözünden çıkacak bir ülke değildir. Aksine İsrail ile birlikte iki stratejik ortaktan biridir. Bugün bu ülkeler karşı olduklarını söylüyorlarsa dünyadaki tepkileri azaltmak ve ortalığı sakinleştirmek içindir. Yani hepsi önceden planlanmış hareketler dâhilindedir. Her şey bilinçli olarak tasarlanmıştır. Büyük orta doğu projesi kapsamında da bölgede İsrail’i hâkim devlet yapmak ve topraklarını genişletmek sevdası vardır.

İslam ülkeleri hiç bir dönem İsrail konusunda bir araya gelip gerçek gücünü gösteremedi. Bölgede İsrail’e en muhalif en önemli iki lider Saddam ve Kaddafi Amerika tarafından yok edildi. Bu İsrail esasen Amerika’nın elli üçüncü eyaleti gibidir. Ona yapılan saldırıyı Amerika kendine yapılmış gibi görüyor. Karşılık vermek için de sudan sebeplerle gerekçeler oluşturup karşı tarafa saldırıda bulunuyor. Bütün mesele her fırsatta İsrail’in arkasında olduğunu göstermektir. Suriye politikasını da İsrail’in gerekçelerine göre tasarlayıp biçimlendiriyor. Terörist bile olsa işbirlikçisine sahip çıkıyor, eğitiyor, ağır silahlarla donatıyor ve arkasında durup istediği gibi bölgelerin de kullanıyor.

Bu olaylar karşısında öteden beri Çin hep sesiz kalmayı yeğliyor. Rusya kendi çıkarlarını korumak için Suriye de bulunup çıkarlarını korumaya çalışıyor. Diğer konularda Amerika’yı sadece kınamakla yetiniyor. Gerçi Rusya kırımda katliam yaparken Amerika da fiili olarak karışmamış ama kınamakla yetinmişti. Velhasıl bu iki süper güç birbirinin ayağına filan basmıyorlar. İşte deniyor ki Amerika İran’a vurursa üçüncü dünya savaşı çıkar. Bu mümkün mü? Amerika ile savaşı göze alıp kim İran’a sahip çıkacak? Bakmayın İran ile Rusların sarmaş dolaş olmalarına. Şimdilik ikisi de Amerikan karşıtı oldukları için ortak bir noktada buluşuyorlar. Ancak Ruslar bir dünya savaşını göze alıp İran’a destek vermez. İran için savaşa girecek bir başka ülkede olmaz. İran, Suudilerle birbirlerini bir kaşık suda boğsalar hınçlarını alamazlar. Irak ile on yıl savaştı. Yani bir başına kalır.

Birleşmiş milletlermiş örgütmüş bunlar başka ülkelere karşı horoz oluyor. İşin içinde Amerika olunca da gıkları çıkmıyor. Velhasıl dünyanın adaleti yok. Güçlü kimse adalette ondan yana tavır takınıyor. Onu haklı gösteriyor onun gerekçelerini haklı buluyor. Yani güç kimde ise haklı da o oluyor. Bugün Filistin de yapılan da budur. Amerika eli ile fiili işgaldir. Üstelik Amerika başka ülkelere de gözdağı verecek büyük elçilerini Kudüs’e taşınmalarını sağlayacaktır. Ve işgalin üzerinden bir kaç yıl geçtiğinde de sanki yapılanlar legal yolmuş gibi bir de izlenim bırakacaktır.

                                                                                                                                                                             Sevgi ile kalın. 


Bu makale 95 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com