Ömer YERLİKAYA
Beslenme alışkanlığımız?
17.07.2019

Beslenme alışkanlığımız…        

Beslenme uzmanları son yıllarda insanımızın alışkanlıklarını değiştiriyor. İşte kırmızı etten kırmızı mercimekten, tereyağından, ekmeğine, pirincine kadar neymiş efendim tüketmek zararlıymış. Kanser olma riski ile karşı karşıya kalabilirmişiz. Sebze ağırlıklı yenecek yeşil ile beslenilecek. Yağlı şeylerden, peynirden, tatlıdan, tuzludan, acıdan, şekerliden uzak durulacak. Üstelik birisi yumurta zararlıdır diğeri zararsızdır diyebiliyor. Birisi tereyağını öneriyor diğeri şiddetle karşı çıkıyor. Kilo almamak ve sağlıklı beslenmek için ara öğünler dâhil bir liste çıkarılıyor. Sabahları taze sıkılmış portakal suyundan başlıyor, düşük karbonhidrat ve yüksek protein ile en ideali günde iki öğün beslenme öneriliyor. Adeta ekmek ve karbonhidrat kaynaklarından uzak duruluyor. Bu yolla sağlıklı yaşamın sırrının çözülebileceği de iddia ediliyor.  

Uzun uzun diyet ve beslenme listeleri çıkarılıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu listelere bakınarak beslenmek herkesin harcı değil. Hele asgari ücretlinin ve sabit gelirli emeklinin hiç değil. Dahası milyonlarca aile aybaşını borçlu hesaplı zor getirirken bu diyet listelerine ve beslenme önerilerine belki cebinde parası olan mutlu azınlık uyabilir. Bu arada mide ve şeker hastalığı olan insanlar da zaten pratik olarak nelerin yenmemesi konusun da hemen hepsi bilgi sahibi olmuşlardır. Üç beyazdan bir kere uzak durulmasını bilmektedirler. Yok, bedeni fit tutmak, kilo almamak için beslenme önerilerine uyanlar da kuşkusuz sağlıklı bir beslenmenin içindedir ama bu uyumsal süreç için de önemli miktarlarda harcama gerekir. İnsanımızın kırmızı et, tereyağı ve benzeri türden yüksek kalorili besinleri tüketme şansı zaten son derece düşük bir orandır. Adam eti bulsa istediği kadar tıkınacak, zararına şusuna busuna bakmadan yiyebilecek ama işin parasal karşılığı sıkıntı oluşturuyor.

Çok değil dört yetişkin gidip lokantada döner yesinler bir parça iştahlı olsunlar çıkışta iki yüz lira ödemek içten bile değildir. Yani bu ödemeyi yaparak kaç sefere aynı şeyleri yeme şansına sahipsiniz. Birkaç kez gitseniz üçüncüsün de evin yolunu bulamazsınız. Bir bakıma bizim insanımız bu tür şeylerden zaten dilediği kadar yiyemiyor ama temel besin kaynağımız olan ekmeği de çokça yemeden karnı doymuyor! İşte en sakıncalı taraf budur. Bizde diğer ülkelere nazaran ekmek tüketimi en üst düzeylerde seyrediyor. Bir bakıma ekmek olmadan sofradan aç kalkıyoruz. Eskiden de insanımızın çok ekmek yeme alışkanlığı vardı. Gerçi o eski yıllarda beslenme alışkanlığı diyeti filan yoktu. Çok et yemek çok tereyağı kullanmak sağlıklı olmanın bir göstergesiydi. Üstelik ekmekler bile tam buğday unundan hiç bir etkileşime girmeden son derece doğal ve besleyici olarak sofralara gelirdi. Üstelik o dönemin insanı ağır işlerde çalışır bütün gün enerji harcar ve yediklerini tamamı ile yakardı. Hiç doktor yüzünü görmeden doksanlı yaşlarını aşan pek çok insanımız vardı bizim. İnanınız sigara bile içtikleri halde bana mısın demezlerdi! Tabii ki sigara artık günümüzde en zararlı bir ürün bunu tartışmak bile faydasızdır. Yeni nesil insanımız kesinlikle sigarayı kendinden uzak utmalıdır. Hele çalışıp ter atmayan, yürümeyen, spor yapmayan en kısa mesafeye bile arabası ile giden birisi için sigara adeta ölüm kusan bir makinedir.

Burada anlatmaya çalıştığım pahalı şeylerle sağlıklı beslenmek kolaydır.

Diyetisyenlerin, beslenme uzmanlarının önerilerini dikkate alır ne tüketilmesi gerekiyorsa o tüketilir. Asıl marifet olanı ise düşük bir bütçe ile sağlıklı beslenebilmektir. Bu beslenmeye fiziksel çıkışta insan bedenine destek vermelidir. Yani hantallıktan kendinizi çıkarın temiz havaya çıkmak yürümek, beyinsel rahat olmak tabii ki önemli şeylerdir.

Bu ülkede her dönem çay ve simit hesabı yapıla durdu. Ve belki her dönem çekirdek aile dediğimiz anne baba ve iki çocuğa günlük çay ve simit hesabı yapıldı ancak aile bütçesine giren asgari ücret çaya ve simide yetmez oldu. Hal böyle iken sağlıklı beslenmeden söz etmek bulutsuz havada yağmur beklemek gibi değil midir? Çay ve simit ile bütçesini tüketen bir aile başka şeyler nasıl yiyebilir ve nasıl daha sağlıklı belenebilir? Bu çelişkili durumu ortadan kaldırmak için her ailenin belli bir düzeyde gelire sahip olması gerekiyor. O zaman sorunlar çözümlemek daha kolay olacaktır.

                                                                                                                                                             Sevgi ile kalın.

 


Bu makale 149 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com