

Torun Ahmet Türkmen ve Sürgün…
Sevgili okurlar, bu hafta sizlere yazar Torun Ahmet Türkmen’in Temmuz 2026’da Erda Yayınları’ndan çıkan kitabı Sürgün: İçimdeki Ülke’den söz edeceğiz. 190 sayfa hacimli bir kitap; okudum, inceledim ve sizler için yorumluyorum.
İnsan memleketinden ayrılabilir; evini, sokağını, geride bıraktığı dostlarını zamanın raflarına kaldırabilir. Peki, geçmişini hangi bavula sığdırıp götürebilir? Memleket yalnızca üzerinde yürüdüğümüz coğrafya değil; dilimiz, çocukluğumuzun sığınakları, hatıralarımız ve ruhumuza kazınmış o silinmez aidiyet duygusudur. Torun Ahmet Türkmen’in Sürgün: İçimdeki Ülke adlı eseri, bizi daha ilk sayfasından bu yakıcı ve evrensel meseleyle yüzleştiriyor.
Sürgün, yalnızca coğrafi bir ayrılık değil, insanın ruhunda açılan ve kabuk bağlasa da sızlamaya devam eden derin bir kesiktir. Yabancı şehirler, yeni yüzler ve başka hayatlar… Hiçbiri insanın içinde taşıdığı o kayıp ülkenin yerini dolduramaz. Bazen annenin sesinde, bazen bir sokak kokusunda insan ansızın geçmişin eşiğine düşer. Türkmen, bu acıyı gözümüze sokmak yerine metnin sinelerine sindirilmiş suskunluklarla hissettiriyor. Ancak her edebi metin gibi bu eser de ufak bir eleştiriyi hak ediyor: Sürgün gibi devasa bir trajediyi işlerken, zaman zaman hatıraları aktarmanın ağırlığı edebi kurgunun önüne geçebiliyor. Oysa acıyı sürekli açıklamak yerine küçük bir ayrıntıda duyurabilmek metne daha kalıcı bir sızlama kazandırırdı. Yine de yazarın, hatıralarla estetik bir bütün kurma noktasında yakaladığı başarı takdire şayandır. Ve doğrusu beklediğimden de başarılı bir çalışma olmuş, kutluyorum.
Kitabın özüne dönersek... İnsan ülkesini içinde taşıyabilir; fakat yıllar ilerledikçe ne kendisi eski insan kalır ne de hatıralar bıraktığı gibi durur. Belki de sürgünün en acımasız yanı, bir gün geri dönülse bile geride bırakılan o masum zamanın artık var olmadığını fark etmektir.
Türkmen’in eseri, başkasının acısını ortak ederken herkesi kendi içindeki sığınağa bakmaya çağırıyor. Zira başkasının hikâyesi, edebiyatın o sihirli aynasında dönüp dolaşıp bizim hikâyemize dönüşüyor. Çünkü insan bazen toprağından sürülür; fakat asıl büyük sürgün, o coğrafyanın insanın içinden hiçbir zaman çıkmamasıdır.
Serhad Artvin Gazetesi olarak yazar, şair Torun Ahmet Türkmen beyefendiye sonsuz başarı dileklerimizi iletiyor, ailesi ve tüm sevdikleriyle mutlu yaşamlar diliyoruz.
Sevgiyle kalın.
Bu makale 16 kez okundu.
| 28.10.2026 | Ziyaretçi |
| Online | 31 |
| Bugün | 1596 |
| Toplam | 28681534 |